Dinimiz İslam
No Comments Gönül Kâbesi
Gönül Kâbesi…
” Şüphesiz Kâbe ihtişamının en önemli mana mesajı,gönlü temsil etmesidir.Dünyamız nasıl ki milyarlarca gezegen arasında arş sırrı ile mühürlenmiş bir odak olma sırrını taşıyorsa,insanın gönlü de taşıdığı ilahi imzanın hikmeti içinde bütün alemlere yansıyan bir zikir ve tavaf sırrına erişir.
İnsan,Kâbe’nin sırrı içinde her türlü haz ve hevesi terkederek mana sırrına ulaşırsa;gönül tavafına,yani ilahi zikre geçebilir.Unutmamak gerekir ki;Allah(c.c) Kâbe’yi putlardan arındırdıktan sonra haccı emretmiştir.Öyle de gönlü dünya putlarıyla dolu olan insanın ne zikir lezzetini ne de gönül Kâbe’sini bulması mümkün değildir. ”**
Bunun bilincine vararak düşünüldüğünde,gönül kırmak çok kolaydır.Oysa insan kalbi çok hassastır.Çoğu zaman bir insanın kalbini kırdığımızın farkına bile varmayız.İnsan kalbi,Allah’ın kabesidir.Allah(c.c),hiç bir yere sığmayacağını,yalnızca kulunun kalbine sığacağını söylüyor.Böylesine önemli bir yeri,kalbi,gönlü kırmak Allah’ı kırmak demektir.Tıpkı Yunus Emre’nin dediği gibi:
“Bir gönül yıktın ise,
Bu kıldığın namaz değil…” Gönül yıkmak,sadece başkasının kalbini kırmak değil,aynı zamanda kendi gönlümüzü de başkalarına karşı kırmak demektir.Gönlü kırık bir insanın aklı,fikri gönlüyle ve o kırıldığı ile meşguldür.Namaz dahi kılsa,kalbindeki o kırıklık yüzünden hûşûya eremez.Kırılmamayı öğrenmek de insan için en faydalı iştir.
Kim olursa olsun karşımızdakinin Allah kulu olduğunu hatırdan çıkarmamalı ve gönül kabesini yıkmamalıyız.Bu şekilde olduğu gibi kendi gönlümüzü de başkalarına kırmamalıyız.İncinen,incitenden kemâlde noksandır.İnciten her ne kadar kusur işlemiş olsa da,onun da bir insan olduğunu,hataya düşmüş olabileceğini unutmamalıyız ve onu Yaratan’dan ötürü hoş görmeyi bilmeliyiz.Yoksa biz bile bile incinirsek kemâlde yani olgunlukta o kişiden üstün olmuş olmayız.
Kırgınlıklar,vesveseler,olmadık düşünceler gönül kabesinin dünya putlarıdır.Bunlardan arınmadıkça kalp,Allah’ı hakkıyla zikre geçemez.Bunun için gereken ilim öğrenilmeli,gerekirse bilene danışılmalı,istişare edilmeli ve Allah için birşeyler yapma yolunda olunmalıdır.
Gayret kuldan,tevfik ve başarı Allah’tandır.
**Haluk Nurbaki’nin bir eserinden alıntıdır.
