RSS
people

Doğu ve Aşk

kaçır beni vahşetinden ağlamam
inan çok ahım var sende bekleyen
yüzün giriyor pencereden
doğuda sabah
siliyor patikadan izlerimi kör rüzgar
hangi menzilde dursam bahçesi viran
şiir merhamet diyor şairler isyan

tüllere dokunmaz hüzün ve matem
inan çok canım var sende bekleyen
sözün damlıyor her heceden
doğuda öğle
öldürdü bulutların töresini sersefil
hangi rüyayı görsem sabahı talan
kalbim cinayet diyor manşetse yalan

daha yeni yuttum göz yağmurunu
inan çok aşkım var sende bekleyen
hüzün düşüyor iskeleden
doğuda akşam
ömrümü topARlasam bir vuslat etmiyorum
hangi âşığa sorsam cevabı hazan
leyla ihânet diyor mecnun imtihan

MEHMET ŞÂMİL

Yorum yap |

Yıkın Heykellerimi

Ey milletim
Ben Mustafa Kemal’im
Cagin gerisinde kaldiysa düsüncelerim
Hala en hakiki mürsit degilse ilim
Kurusun damagim dilim
Özür dilerim

Unutun tüm dediklerimi
Yikin diktiginiz heykellerimi

Özgürlük hala
En yüce deger
Degilse eger
Prangali kalsin diyorsaniz köleler

Unutun tüm dediklerimi
Yikin diktiginiz heykellerimi

Yoksa cagdas medeniyetin bir anlami
Ortacaga taşımak istiyorsaniz zamani
Bas taci edebiliyorsaniz
Sanatin icine tüküren adamı
devamini oku… »

Yorum yap |

Azrail(a.s)’in Güzelliği

-Onk. Dr. Haluk Nurbaki’den gerçek bir hatıra-
Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi aşan sayısız olayla karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek özel bir arşiv yaptım. Bunlardan 1976 yılında yaşanmış bir olayı size nakletmek istiyorum.

Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı. Serap’ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonra da iyileştiğini gördüm. Ancak Serap’ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu. Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra 1 ihale için İzmir’e gitmek istedi. Kışaylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim. Maalesef bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine 6 saat kadar mahsur kalmış. Dönüşünden kısa 1 süre sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki staz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün, yine güçlükle konuşarak:

-”Doktor bey,” dedi. ”Ben size…dargınım.” ”Niçin?” diye sordum.
-”Siz…dindar bir insanmışsınız. Niçin bana da, ALLAH ‘ı, ölümü, ahireti anlatmıyorsunuz?”

Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karşısında oldukça şaşırdım. O’nu üzmemeye çalışarak:
–”Doktora ulaşmak kolaydır” dedim. ”Parayı bastırdın mı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın…” devamini oku… »

Yorum yap |

Sizin diye bildiğiniz evlatlar…

Sizin diye bildiğiniz evlatlar, gerçekte sizin değildirler.
Onlar kendilerini özleyen hayatın oğulları ve kızlarıdırlar.
Sizler aracılığıyla dünyaya gelmişlerdir ama sizden değildirler.
Sizlerin yanındadırlar ama sizlerin malı değildirler.
Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi asla,
Çünkü onların kendi düşünceleri vardır.
Onların bedenlerini barındırabilirsiniz ama ruhlarını asla,
Çünkü onların ruhları geleceğin sarayında oturur
Ve sizler düşlerinizde bile orayı ziyaret edemezsiniz.
Kendinizi onlara benzetmeye çalışabilirsiniz
Ama onları kendinize benzetmeye çalışmayın hiç
Çünkü hayat ne geriye gider, ne de geçmişle ilgilenir.
Sizler, evlatların birer canlı ok gibi fırlatıldıkları yaylarsınız.
Yayı gerenin elinde seve seve bükülün çünkü oku atan o güç,
Uzaklaşan okları sevdiği kadar, elindeki sağlam yayı da sever…

Halil Cibran

Yorum yap |

Söz Konusu “O” ise Gerisi Yoktur


cemre
Her adımında, dikene basar da canı acır sandığın
Şimdi ne yer, ne içer diye düşündüğün
Uyumuş mudur uyanık mıdır
Üzgün müdür mutlu mudur
Hasta mıdır iyi midir
Dediğin… 
Diye diye kendini yediğin…
Yanında olmayınca, üzüldüğün
Sesini duymayınca, sustuğun
Görmeyince, bakmaya anlam vermediğin
Uzatınca elini, tutamadığın
Üşüyünce, kendini unutup çoğu zaman
Acaba o da üşümüş müdür
Dediğin… 
Öyle ki nefes alırken bile
Her nefesinde ismini sayıkladığın
Sayıklamaya doyamadığın
Aklına düştüğünde uyuyamadığın
Söz konusu “O” ise gerisi yoktur dediğin
Olmayan şeye teferruat sıfatını dahi vermediğin.
Bilip bilmediğin her şeyden sakındığın
Sakınmayı bile sevdiğin
Özlemeyi bile sevdiğin
İçinde “O” olduğunda her şeyi sevdiğin
Sevmeyi bile “O” nun için sevdiğin
Sevdiğin, sevdiğin, sevdiğin
Her şeyin adını “O” koyduğun
O doyarsa doyduğun
Mutluysa güldüğün
Güldüyse gülüşüne öldüğün
Bir sözüne dünyaları verdiğin
Kısacası sevdiğin…
Şeyin adıdır cemre
Kurban olursun ismine
Ve her gün düşer gönlüne.

Ruhiyisi

Yorum yap |

Tüm annelere ithafen…

Uzağında olunduğunda yokluğu en çok acıtan insan.
hiç şüphesiz hayatınızda karşılaşacağınız en garip kadındır! nereye koyacağınızı mütemadiyen şaşırırsınız. bazen en kuytunuzdaki tek dosttur. bazen en uzak diyarın buğulu gözlü yareni. bazen kıskanç garip bir mecnun. ama hep sıcak bir sine…
insanı hayat boyunca gerçekten seven tek şey. göğsüne yatıp sadece öyle durmanın bile psikoterapi etkisi yaptığı kadın. en incinmemesi gereken insan. en geçerli yaşam sebebi.Ulu sahsiyet sulu gozlu insan her gecen gun ben bunun yokluguna nasil aliscam yaa seklinde dusuncelere daldigim
her gece allahım nolur ölmesin diye dua ettiğim kadin
hayatimdaki en masum insan,seviyorum.
bana “sen benden daha cesursun, ben ilk otobüsle memleketime döndüm, sen hayatın daha içinde olacaksın” diyen kişi. ama ben artık cesaret ne kadar gerekli bilmiyorum. cesaret yalnızlık demek, kırgınlık, kırılmışlık demek, yorgunluk demek, yol almak ama bazen de “değer miydi?” demek. ama hayatta bir de huzur gerek. huzuru da ondan uzakta bulmak öyle zor ki….
bir tek onun şiirini yazmak istediğin kadın!
dünyanın en güzel kucağına sahip, en güzel kokan varlık
sizi dünyada en fazla sevebilecek insan
yanakları bi milyon pamuk helva gücünde olan…
yıllardır yaptıkları yetmiyormuş gibi, otomatik ödeme yapmak, faizsiz kredi vermek gibi hiçbir bankanın yapmayacağı bankacılık hizmetlerini yapan dünyalar tatlısı…
hayatımız boyunca hatalarımızla,hastalıklarımızla,şuyumuzla ,buyumuzla en çok üzdüğümüz kişi,en çok kokusu ve kucağı özlenir,kimse onun gibi saçımızı okşayamaz,kimse onun gibi karşılıksız sevemez…
dönüp dolaşıp varılan nokta.
sizin yüzünüzden gözlerinin dolduğunu gördüğünüzde, odadan çıkmasını bekleyip, kapıyı bi güzel kilitledikten sonra günün geri kalan bölümünde şiş gözlerle dolaşmanıza sebep, bir eşini asla bulamayacağınız kutsal.
tatmin olmak bilmeyen, mükemmel olmadığınızın bir türlü farkına varamayan insan
elini tuttuğunuzda tüm samimiyetiyle elinizi tutan, sevgisini elinden kalbinize yollamayı başarabilen, kalp acınızın dinmesini sağlayabilen tek canlıdır yeri geldiğinde.gözyaşlarınızın gerçekliğine inanıp, o gerçeklik karşısında yüreği cız edip göz yaşlarını tutamayan en büyük sevgi kaynağınızdır
.kanından canından yaratılmışsınızdır, kandır, candır.her sıkıntıya sizin için göğüs germeyi göze alabilecek, en zor zamanlarınızda yanıbaşınızda bitecek, en mutlu olduğunuz zamanlarda ise içtenlikle gülümseyecek tek varlıktır.kıymeti bilinmesi gereken, bilinmese bile sizi sonsuz sevebilen tek melektir anne.her nerede her ne şekilde yaşıyor olursanız olun bir yerlerde sevgi dolu bir yeriniz olduğunu her daim hissettiren varlıktır anne.
korkunca gamzelerine saklandığım, cok uzaklardayken bile kokusunu özlediğim, düşüncesiyle kalbimi eriten, gözlerimde ki gölgelrden içimi okuyan…hayatta beni sadece ben olduğum için seven tek insan,minik kadin.
hakkında şöyle bir hikaye vardır ki yürek burkar, anneyi üzdüğümüz her dakka sonradan yangın yerine döner insanın içinde.anne çocuğunu telefonla gece geç saatte arar, çocuk gençtir. asidir. annesine çemkirmeyi iş sanır, büyüme sanır, bağımsızlık sanır. genç- anne ne bu saatte arıyorsun!anne- yavrum gene mi rahatsız ettim seni?genç- evet, gene rahatsız ettin beni!anne- 20 yıl önce sen de beni tam bu saat bu dakikada rahatsız etmiştin yavrum. doğum günün kutlu olsun. iyi geceler.
(aglarsa anam aglar gerisi yalan aglar)
kapıdan girersin ve yorgunsundur.

- ya bugün anam aaladı çok yoruldum

- yalan sööleme aalamadım ben. der

bu kişi. komik bişi bunlar.
sesinizden atesinizi olcebilen insan..
sabahlara kadar koynunda ağladığım ve beni karşılıksız seven tek insan…
seni seviyorum deyince utanan ve sasiran insan modeli. yazmasi kolay da soylemesi…
sarilinca hersey duzelcekmis gibi gelir,ozleyince dunyanin en yalniz insani gibi hissettirir,birarada cok durunca basinizin etini yer,hasta olunca en iyi o bakar,ayaginiza bassa kendi cani acimis gibi uzulur,basiniza bisey gelecegini mutlak hisseder,genelde telefon kullanmasini bilmez,ogretmeniz yillar alir,arada babanizi cekistirir,pazarlik etmede bir numaradır,ustunuze olacagini iddia ettiginiz seye olmaz derse o genelde harbi olmaz,soyledikleri cikar.boyle cok sevilesi muhtesem saldirip isirilasi bi varliktir.
bişey söylemeye gerek yok sanırım : hayatımızın anlamı
(daha ötesi var mı diye düşünüp, ağladığım yüce, insan üstü varlık)
yaş ve mesafe gibi kavramlardan bağımsız, size verdiği koşulsuz sevgi ile her zaman sığınılabilecek bir limandır anne. başınızı okşayıp tüm korkularınızı yok edebilen bir büyücüdür. hayatta asla yalnız kalmayacağınızın garantisidir, ta ki o sizi bırakıp gidene kadar. bu nedenle gerçek yalnızlığı da eninde sonunda size yaşatacak olandır anne.
bitanelerin, bi tanesidir
sonsuza kadar yaşanması istenen tek varlık.
Seni seviyorum annem…seviyorum birtanem….

Yorum yap |

Gönlüme Cemre Düştü

GÖNLÜME CEMRE DÜŞTÜ

Ve yeryüzüne cemre düşer…
Toprağın, suyun ve havanın tüm canlıların hasretini dindiren, o nadide, sevgi dolu cemre düşer. Nice canlının beklediği bereket, yeryüzünde buluşurlar, hem de verdiği randevusunu hiç geciktirmeden. Sözünde durur cemre ve onu bekleyen her şeyi mutlu eder.
Beklenir cemre…
Onu beklemek de kavuşmak kadar güzeldir.
Hasreti aylar sürer, kavuşulduğunda ise tüm yaşanan zorluklar unutulur. Buz tutan yeryüzü, cemrenin yüreğindeki sevgiyle buluşunca erir, kendine gelir.
Toprağına, havasına, suyuna sevgi düşürür cemre. Her beklenen güzel şey gibi, birçok güzelliğe gebedir cemre. Her yeni umudun bir habercisi, her gözyaşının tebessümüdür adeta. Cemre düşmeden yeryüzüne, bekleyişin en güzelidir yaşanan. Hani bir söz vardır bilirsiniz: “Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir” diye. Gelecektir Hakk’ın verdiği izinle vaat ettiği zamanda cemre. Bekleyen tüm canlılara hayat kaynağı olmaya, yeşermek için sevgi arayan çiçeklere sevgisini sunmaya, açılıp koku saçmak için bekleşen güllere dokunacaktır cemre. devamini oku… »

3 Comments |

Kalp Kırmak

Kalp Kırıldığında Nasıl Bir Ses Çıkarır Sizce?

Güvercinin telaşlı kanat çırpışındaki ses
mi?

Yoksa
kelebeğin kanadındaki inadına sessiz bir çığlık gibi mi?

ya da, tuz-buz olan bir sırçanın
haykırışı gibi mi?

nasıl bir sestir ki, perişan eder bizi duyduğumuzda? devamini oku… »

Yorum yap |

Gülistanbul


GÜLİSTANBUL
Gülistan, bul kokuyu! İstanbul gülümsesin
ne kadar solsa rengin bülbüle kırmızısın
heybesi gül tohumu münzevî âşık benim
sen şehrengiz güzeli, sen şâirân kızısın
elim var ellerinde, fermansız şehzâdenim
Gül İstanbul kokulu, gülüm İstanbul sesin

Üsküdar’da her yangın utanır yağmurundan
Beyoğlu’nda temâşâ, Ayasofya’da mâtem
şafak Dolmabahçe’de öpüyor İslâmbol’u
Bâbıâlî kederli, sahaflarda bin elem
sorsak söyler mi deniz: nerde Hüdâyî Yolu
Üsküdar da utanır her yangın yağmurundan devamini oku… »

Yorum yap |

Kâbe’de Namaz Sonrası Dua

Yorum yap |