Archive from Ekim, 2008
Eki 21, 2008 - Müzik-Video    No Comments

Ferhat Göçer-Gül ki

YouTube Preview Image

Gül ki sevgilim…

Eki 15, 2008 - Müzik-Video    No Comments

Murat Evgin-Şehit

YouTube Preview Image
Eki 13, 2008 - Müzik-Video    No Comments

Tevhid Tabibim

YouTube Preview Image
Eki 13, 2008 - Müzik-Video    1 Comment

Nilüfer Sarıtaş-TEVHİD

Tevhid

Önüme Bir Çığır Geldi
Bir Ucu Var Şar İçinde
Abdallar (Arifler) Dükkanın Açmış
Ne İstersen Var İçinde

Gir Dükkana Pazar Eyle
Hersin İndir Hezar Eyle
Aya Güne Nazar Eyle
Ay Muhammed Nur İçinde

Ay Alidir Gün Muhammed
(Ali Ali Ali Ali Ali Ali Medet)
Okunan Seksen Bin Ayet
Balıklar Deryaya Da Hasret
Çarha Döner Göl İçinde

Göl İçinde Çarha Döner
Susuzluktan Bağrı Yanar
Alemler Seyarana İner
Seyir Var Seyir İçinde

Kudretten Verdi Balı
Bahanesi Oldu Arı
Şimdi Dinle Ah-U Zarı
Allah Allah Allah Allah
Arı İnler Bal İçinde

Pir Sultanım Ey Gaziler
(Ali Ali Ali Ali Ali Ali Medet)
Yürekte Yara Sızılar
Talipler Pirin Arzular
Bülbül Öter Gül İçinde

                     Pir Sultan Abdal

 

 

Eki 13, 2008 - Tavsiye    No Comments

Youtube Engelini Geçmek

Youtube.com adresi uzunca bir süredir Türkiye’den ulaşıma kapalı durumda.Adrese ulaşabilmek için bir takım dns ayarları yapmak zorundaydık fakat bir süre önce Türk programcılar bu işlemi birkaç tıklama ile yapabilen küçük bir program hazırladılar.
Kullanımı çok basit; tek yapmanız gereken programı çalıştırmak ve birkez BAŞLA düğmesine tıklamak.Artık youtube adresinde özgürce dolaşabilirsiniz :)

Programı indirmek için tıklayınız // 5.74 KB

Eki 13, 2008 - Müzik-Video    No Comments

Tek bayrak,Tek Devlet,Tek Dil!

Mehmetçik Diyarbakır’da İşte böyle yürüdü!
YouTube Preview Image

Eki 13, 2008 - Müzik-Video    No Comments

Çırpınırdı Karadeniz

YouTube Preview Image
Eki 11, 2008 - Yazılar    3 Comments

İstanbul'u Tarih Boyunca Kimler Kuşattı?

Fatih Sultan Mehmet’e gelinceye kadar İstanbul 29 defa kuşatılmıştır.Bu kuşatmalar hakkında anlaşamayan tarihçiler,sayıyı 32′ye kadar çıkarmışlardır:

  1. M.Ö. 479′da Isparta Kralı Pasvanias.
  2. M.Ö. 408′de Atinalı Alkibiadis.
  3. M.Ö. 340′ta Makedonya İmparatoru Filip’in generallerinden Leon.
  4. M.S. 197′de İmparator Septime Severe.
  5. 313′te Sezar Maksimianus.
  6. 315′te Roma İmparatoru Büyük Konstantin.
  7. 616′da İran Hükümdarı Keyhüsrev.
  8. 636′da Avarla.
  9. 654′te Şam valisi Muaviye.
  10. 667′de Halife Muaviye’nin oğlu Yezid.
  11. 672′de Muaviye’nin komutanları.
  12. 715′te Halife Süleyman’ın kardeşi Meselleme ve Halife Mervan’ın oğlu Ömer İbn Abdülaziz.
  13. 739′da Halife Abdülmelik’in oğlu Süleyman.
  14. 764′te Bulgar Kralı Bağanos.
  15. 780′de Harünürreşit.
  16. 798′de Abbasi Halifesi Abdülmelik.
  17. 811′de Bulgar Despotu Krumoz.
  18. 820′de Slav komutanı Thomas.
  19. Read more »

Eki 8, 2008 - Yazılar    No Comments

1400 Yıllık Kahvaltı Nasihati

Kahvaltı yapmanın insan sağlığı için ne kadar önemli olduğunu başta anneler ve doktorlar her fırsatta dile getirir.

“Sabah aç karnına yola çıkılmaz yavrum”,”Şu ballı ekmeği at ağzına miden kazınmasın” ve buna benzer onlarca cümleyi hepimiz duymuşuzdur hayatımızda.

Fakat insanlığın kahvaltının önemini kavraması hiç de yeni değil.

Tam 1400 yıl önce Peygamber Efendimiz(s.a.v)’in yakın dostlarından Ebu Hüreyre(r.a)’ın etrafındaki müslümanlara verdiği nasihatlerden bazıları sabah yemeğinin ehemmiyetine dikkat çekiyor:

“Ey oğul!

Sabah erkenden birşeyler ye. Erkenden kahvaltı yapmanın 4 faydası var:

  1. Ağız kokusunu giderir.
  2. Su içersen zarar vermez.
  3. Bir yere gitsen karnın tok olur.
  4. Kimsenin lokmasına bakmazsın.

Ey oğul!

Yemeği az ye. Bunun faydası,suyu az içirir,az uyutur.

Çok yemek,vücuda gevşeklik verir,mideyi yorar,suyu çok içirir.”

27 Haziran 2008 Takvim yaprağı arkasından..

Eki 6, 2008 - Şiir    No Comments

Aşk Belki..

Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi…

Ama; kendimden bile önce tanıdığım…

Her saniye yeniden doğmak gibi…

Ama, asırlardır süren…

Kışa dönmeyen sonbahar; derin, duygulu…

Yaza dönmeyen ilkbahar; serin, coşkulu…

•••

Ilık avuçlarında, kar taneleri…

Güneş sıcağı, gözleri…

Ve sözleri…

Ve sesi…

•••

Böyle olmalı aşkın tarifi…

Ki, tarif edilememeli…

•••

“Resmini çiz!” deseler…

Bacası tüten bir ev belki…

Belki gece yarısı terkedilmiş bir şiir…

Veya kaldırımların kanına giren…

Aşkın ayak sesleri…

•••

“Resmini çiz!” deseler…

Her köşe başı ıhlamur kokar…

Yağmur kokar…

“Resmini çiz!” deseler…

Şehit akıncının dudaklarındaki tebessüm…

Veya…

Gecenin koynuna bırakılan gözyaşları…

Gizli ve mahcup…

•••

Aşk, istemektir belki…

Belki bir ticaret; pazarlıksız…

Bedeli kalbinizdir… Bedeli herşeydir…

Sonrası bir uzun yolculuk…

Sonrası; nasip!

•••

Tarifini sorsalar….

Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi…

Az kalsın ölüyormuşum gibi…

 Murat BAŞARAN

Sayfalar:12»