Archive from Kasım, 2008
Kas 25, 2008 - Yazılar    No Comments

Ünlü web tasarımcılarından öneriler


Barbara Kuhr (HotWired Web Alanı Baştasarımcısı):

1. Basitleştirin. İyi bir tasarımın gücü basitliğindedir. Web alanının özünü tanımlamaya çalışın.

2. Şekil mi, içerik mi tartışmasına bile girmeyin. Bütün dikkatini içeriğe veren tasarımcı, bütün dikkatini şekle veren tasarımcıdan daha iyi sonuçlar alır.

3. Çözmek istediğiniz sorunu iyi tanımlayın. Herşeyden önce bu gerçekten içeriği ilgilendiren bir sorun mu, yoksa pastanın kreması gibi bir süs unsuru mu? Önce pastayı yapın; önemli olan asıl işiniz o. Sonra kremayı düşünürsünüz.

4. Sizi ilgilendiren birinci estetik unsur, sayfaların indirme hızıdır. Sayfalarınıza girmek çok zaman alıyorsa, yeniden başlayın tasarıma.

5. Tasarımını yaptığınız sayfayla ilgili bütün kişilerle iyi bir iletişim kurun. Teknik servisle, içeriği üretenlerle, reklamları sağlayanlarla.

Brady Clark (Web tasarımcısı):

1. Sayfalarınızda biraz mizaha yer verin.

2. Acaip fontlar kullanmayın.
Read more »

Kas 24, 2008 - Güncel, Yazılar    No Comments

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN

Eğitimin kimi zaman zorlu şartlarına sebat göstererek,vefa dairesi içerisinde emek veren öğretmenlerimizi layıkıyla övmeye kelimelerimizi yetiremeyiz.Başöğretmenimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün öğretmenlere yaptığı birçok konuşmadan birini öğretmenlerimize ithaf ediyoruz.

“Muallime hanımlar ve muallime efendiler, bu irfan yuvası altında hepinizi bir arada görmekten ve hepinizi selamlamaktan çok memnunum.

Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, gerçek mutluluğa ulaştırmak için iki orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri memleketin geleceğini yoğuran irfan ordusudur. Bu iki ordunun her ikisi de kıymetlidir, yücedir.
Fakat bu iki ordudan hangisi daha değerlidir, hangisi bir diğerinden üstündür? Şüphesiz böyle bir tercih yapılamaz. Bu iki ordunun ikisi de hayatidir.
Yalnız siz irfan ordusu mensupları, sizlere mensup olduğunuz ordunun değer ve yüceliğini anlatmak için şunu söyleyeyim ki sizler ölen ve öldüren birinci orduya, niçin öldüğünü öğreten bir orduya mensupsunuz.

Biz iki ordudan birincisine, vatan çiğnemeye gelen düşman karşısında kan akıtan birinci orduya -bütün dünya bilir, bütün dünya şahit oldu ki- pek mükemmelen sahibiz. Vatanın dört sene önce düştüğü büyük felaketten sonra, yoktan var olan bu ordu, vatanı yok etmeye gelen bu düşmanı kutsal vatan toprağında boğup mahvetti. Yalnız bu orduya sahip olmakla, işimiz bitmiş, gayemiz bu ordunun zaferiyle son bulmuş değildir.

Bir millet, irfan ordusuna sahip olmadıkça savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferin köklü sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür. Bu ikinci ordu olmadan birinci ordunun elde ettiği kazanımlar sönük kalır. Milletimizi geçek mutluluğa, kurtuluşa ulaştırmak istiyorsak, bizi ölümden kurtaran ve hayata götüren bugünkü idare şeklimizin sonsuzluğunu istiyorsak, bir an önce büyük, kusursuz, nurlu bir irfan ordusuna sahip olmak zorunluluğunda bulunduğumuzu inkar edemeyiz.

Eski idarelerin en büyük kötülüklerinden biri de irfan ordusuna layık olduğu önemi vermemeleridir. Eğer önem verilseydi, geleceği emanet ettiğimiz sizlere, gelecek kadar güvenilir bir mevki verilmesi gerekirdi. Henüz üç dört senelik hayata sahip olan milli idaremizde irfan ordusu ile layık olduğu kadar ilgilenilememiştir. Fakat buradaki mecburiyeti milletin münevverleri olan sizler elbette ki daha iyi takdir edersiniz. Bütün kuvvetimizi yalnız cephede toplamaya mecbur olduğumuz bu kısa süre içinde tabiatıyla irfan ordusuyla gereğince meşgul olamadık. Lakin Cenab-ı Hakk’a şükürler olsun ki düşman karşısındaki aziz ordumuz için harcadığımız bütün emekler mutlu sonucunu verdi.

Artık bundan sonra aynı kuvvet, aynı faaliyet, aynı istekle irfan ordusu için çalışacak ve birincide olduğu gibi bu ikinci ordudan dahi emeklerimizin, faaliyetlerimizin mutlu ve başarılı sonuçlarını aynı parlaklıkta elde edeceğiz.
Arkadaşlar, asker ordusu ile irfan ordusu arasındaki birliktelik ve alakayı belirtmek için şunu da ifade edeyim, kıymetli bir eserden ordunun ruhu kumanda heyetidir deniliyor. Hakikaten böyledir. Bir ordunun kıymeti kumanda heyetinin kıymeti ile ölçülür. Siz öğretmenler, sizler de irfan ordusunun kumanda heyetisiniz. Sizin ordunuzun kıymeti de sizlerin kıymetinizle ölçülecektir. İstiklal mücadelesinde üç dört senedir düşmanı topraklarımızda mahvetmek için yaptığımız savaşla ordunun ruhu olan kumanda heyeti değerlerinin yüksekliğini nasıl ispat etmişse, bundan sonra yapacağımız yenilikler milletimize bir karanlık gibi çöken genel cehaleti mağlup etmek savaşında da irfan ordusunun ruhu olan siz öğretmenlerin aynı yeteneği ortaya koyacağınıza eminim.

Bu konuda size güveniyor ve saygı ile selamlıyorum.”

(KÜTAHYA LİSESİ – 24 MART 1923)

Meczup.NET ailesi olarak baştacı öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü tebrik ederiz.

Samanyolu'na harika ve hayretli bir yolculuk..

IŞIK YILI NEDİR?

Işık yılı, bir yılda, boşlukta aldığı mesafedir.

1 ışık yılı = Işık hızı (km./sn.) x bir yıl (saniye cinsinden)

1 ışık yılı, 63.241 AU’ya (astronomik birim), ya da (9,460.530 x 10¹² km.) eşittir.
(1 AU (Astronomik birim) = 149.597.870,691 ± 0.030 km.; Dünya ile Güneş’in merkezleri arasındaki uzaklık.)
Güneş sistemi’ne en yakın yıldız, ortalama 4,22 ışık yılı uzaklıkta olan Proxima Centauri’dir.

Kas 22, 2008 - Müzik-Video    No Comments

Evlerinin önü yonca

YouTube Preview Image
Kas 16, 2008 - Müzik-Video    No Comments

Türkü-Diyar Diyar

YouTube Preview Image
Kas 15, 2008 - Dinimiz İslam    No Comments

Peygamberimiz'in(a.s.m) Hitâbet İncelikleri

 

Peygamber Aleyhisselam,insanların en güzel konuşanı idi.O’nun güzel isimlerinden bir tanesi,SAHİB’ÜL BEYAN,bir başkası ise FASİH’UL LİSAN’dır.Söz söyleyenlerin en hayırlısı olduğu gibi,O’nun mübarek dudaklarından dökülen her bir kelime de,işitenler için en hayırlı sözdür.Allah’ın Rasulü,lüzumsuz bir söz söylemez,az sözle pek çok şeyi dinleyenlerin en güzel anlayacağı şekilde anlatırdı.Hazret-i Peygamber(s.a.v),her hayırlı konuda olduğu gibi,söz söyleme sanatında da müminler için en güzel örnektir.

Çarpıcı sorularla dinleyicileri hazırlamak.

Ashab-ı Kiram, Efendimizi (asm) büyük bir arzu ve ilgiyle dinlerlerdi. Bununla beraber Efendimiz, onların konu ile ilgililerini arttırır, dikkatlerini söyleyeceği şeylere yöneltirdi. Mesela, bir defasında ashabından birine, “Yezid b. Esed söyle, Cennete girmek ister misin?” “Evet Ya Rasulullah” deyince Hz. Peygamber ona, “Kendin için istediğini kardeşlerin için de iste” buyurdu.

İhtiyaca binaen cevap verme.

 İnsanların iç dünyaları, psikolojik ihtiyaçları, muhtelif emir ve yasaklar karşısındaki tavırları birbirinden farklıdır. Efendimiz karşısındaki insanların ihtiyaçlarını gideren en elverişli cevabı verirdi. Mesela; “Amellerin en hayırlısı hangisidir?” diye soran birine, “Vaktinde kılınan namaz” derken diğerine “Ana babana iyilik etmendir” şeklinde cevap vermiştir. Peygamberin bu şekilde cevap vermesi, namaz ve ana babaya iyilik emrinden ziyade, karşısındaki kişinin hangi noktada eksik kaldığını bilmesinden ileri gelmektedir. Başka bir deyişle, kişiye özelleştirilmiş bir muhatabiyet söz konusudur.

Yüze vurmadan düzeltme.

 Kusurlu olan birinin başkaları yanında küçük düşmesini istemeyen Rasulullah genele hitap ederek o kusurlu kişiyi düzeltmeye çalışırdı. Meselâ; “Bazıları neden böyle yapıyor?” gibi genel ifadelerle hoşnutsuzluğunu belirtir ve uyarmaya çalışırdı.

Yüzüne zaferan sürerek gelen bir sahabeye yanında bir şey dememiş, o gidince ashabına dönerek “Şuna söyleseniz de yüzündeki zaferanı yıkayıverse” demiştir.

Read more »

Kas 14, 2008 - Yazılar    No Comments

ÖNCE NE VARDI?

“Evimizin üç odası vardı.Herşeyin olduğu ve ödevimi yaptığım mutfak.Kardeşlerimin uyuduğu küçük oda.Bir de annem babamla benim uyuduğumuz içinci oda.Yazın,samanı içeri yığdıktan sonra,kardeşlerim arada bir ambarda uyumaktan da hoşlanırlardı.O zaman ben de küçük odaya geçer,orada yalnız uyurdum.Yatağın karşısında camı kara benekli bir ayna vardı.Uyku tutmadığı zamanlar,öylece uzanıp kendi kendime konuşurdum.Küçük parmağımla konuşurdum.Başlangıçta ne vardı,diye sorardım.Sessizlik.Allah dünyayı yaratmazdan önce ve dünya,manganez ve dağlar yokken,ne vardı?Parmak sallanırdı.Masada örümcek görsen,örümceği aşağı atsan masa kalır,masayı dışarı taşısan döşeme tahtaları kalır,döşeme tahtalarını söksen toprak kalır,toprağı arabaya doldurup götürsen dünyanın öbür tarafındaki yıldızlı gökyüzü vardır,öyleyse başlangıçta ne vardı?Parmak cevap vermezdi,ben de onu ısırırdım.”

John Berger, Bir Zamanlar Avrupa’da

Kas 14, 2008 - Haberler    No Comments

2010'da Web'de yer kalmayacak!

Bugün bir dergide okuduğum habere göre,

The father of the Internet,yani internetin babası olarak bilinen Vint Cerf,2010 yılından itibaren internet protokolü olarak bilinen IP adreslerinin kapasitesinin dolacağını ve yeni web sitesi ismi alınırken sıkıntı yaşanacağını dile getirmiş.Sistemin değiştirilmesi gerektiğini belirten Cerf,aksi halde internet kullanıcılarının sevdikleri sitelere – mesela meczup.net’e :) – girmelerinin zorlaşacağını dile getirmiş.1977 yılında devreye giren ve şu anda kullanılmakta olan internet protokolüne (IPv4) göre toplam 4.2 milyar adet internet adresi bulunmakta.Bu sisteme göre her IP adresi 32 haneli rakamlarla ifade ediliyor.Kullanılan bu sistem,bilgisayarların birbirleriyle kolayca iletişim kurmasına olanak sağlıyor.

Yine bir başka haberde okuduğum yazıya göre,

AB’ye uyum sürecinde hazırlanan yeni Ticaret Kanunu’na göre internet sitesi olmayan anonim ve limited şirket sahiplerine hapis yolu görünüyor.

Yorum sizin..

Kas 13, 2008 - Güncel, Haberler    1 Comment

Gmail görüntülü de konuşturacak

gmail görüntülü de konuşturacak

Google tarafından yayınlanan tarayıcı eklentisi (Plug-in) sayesinde çalışır durumda bir mikrofon ve kameraya sahip kullanıcılar Gmail servisi içinde çalışan “Chat” modülünü kullanarak, görüntülü ve sesli görüşme yapabilecekler.

http://gmail.com/videochat adresi üzerinden bilgisayarlara kurulabilen tarayıcı eklentisi (Plug-in) kullanıcılara başka bir yazılım kullanmadan, internet tarayıcıları üzerinden görüntülü ve sesli görüşme imkanı sunuyor.

Video konferans, Microsoft tarafından sunulan Windows Live Messenger ve Yahoo tarafından sunulan Yahoo Messenger hizmetlerinde de bulunuyor ancak, görüntülü ve sesli görüşme servisinden yararlanmak isteyen kullanıcılar yazılımların Windows işletim sistemi üzerinde çalışan sürümlerini kullanmak zorunda. Google’ın tarayıcı eklentisi yüklenerek etkinleştirilen servisi ise Intel işlemciler kullanan Apple bilgisayarlar üzerinde Mac OS X işletim sistemiyle de kullanılabiliyor. Read more »

Sayfalar:12»