Browsing "Güncel"
May 3, 2012 - Güncel, Yazılar    Yorumlar Kapalı

Eski alfabe gelişmemize engel miydi?

Tahmin ettiğim gibi oldu: Türkçenin, Kemalist zihniyet tarafından tıraşlanmasına değinen dünkü yazıma çok sayıda mesaj geldi.
Okurlarımızın en çok takıldıkları noktalardan biri Arap alfabesi ile Japon alfabesini karşılaştırmam oldu. Konuyu biraz açayım…
1900‘lü yılların başına kadar Doğu‘nun “tabiatı gereği” geri olduğu ve hep geri kalacağı söylenirdi bir kısım Batılı düşünür ve onlara hayran Doğulu aydınlar tarafından…
Ancak 1905‘te Japonlar, Ruslara çok ağır bir yenilgi tattırınca, bu bakış açısı ciddi biçimde sarsıldı.
Doğunun da gelişebileceği kabul edildi. Daha da önemlisi, bu işi, kendi değerlerini, inançlarını yitirmeden yapabileceği görüldü. Böylece Japonya imrenilen bir ülke, örnek alınan bir model oluşturdu.
Japonlar inançlarından da, insan ilişkilerinden de, gayet zor öğrenilen alfabelerinden de taviz vermemişlerdi. Sadece üretim biçimlerini, iş yapma tarzlarını değiştirdiler (ki elbette bu da çok büyük bir dönüşümdü.)
Elbette geri gidilmeyecek
Gelelim bize… 1928‘de Arap alfabesini bırakıp Latin alfabesine geçtik. Peki bunun gerekçesi neydi?
İlkokuldan başlayarak, bizlere şunlar söylendi: 1) Arap alfabesini öğrenmek zordur… 2) Arap alfabesi gelişmemize engeldir… 3) Arap alfabesi Türkçeye uygun değildir.
Arkadaşlar! Bu saatten sonra elbette alfabemizi değiştirmemizi önermeyeceğim. Milyonlarca insanımız Latin alfabesiyle okuma yazmayı öğrendi, tıkır tıkır kullanıyor. Bugün birileri, “Hadi Arap alfabesine dönelim” dese, önce ben karşı çıkarım. Devamını Oku »

Nis 30, 2012 - Güncel    Yorumlar Kapalı

Metrobüs reklamı

Geçtiğimiz hafta İstanbulluların gündeminde Vatan Şaşmaz’ın oynadığı İett reklamı vardı.
Konuyu biliyorsunuzdur belki ama bilmeyenler için özetleyelim.
Malumunuz İstanbul’da ulaşım çile haline geldiği için İstanbul BüyükŞehir Belediyesi tarafından hizmete sunulan Metrobüs adlı toplu taşıma hattının ve beraberindeki diğer toplu taşıma hatlarının kullanımına özendirmek için hazırlanan tanıtım spotunda, toplu taşıma araçlarının nasıl rahat bir ulaşım çözümü olduğunu ve medeniyetin toplu taşıma hatlarının kullanım oranlarıyla önemli paralellikler gösterdiğini anlatıyorlardı.

Buraya kadar herşey normal gözüküyor değil mi? El cevap: değil :)

Hergün işe giderken ve gelirken metrobüs hattını kullanan biri olarak söylüyorum ki, o videoyu hazırlayanlar hayatlarında metrobüs görmüş olamazlar.

Manzara bu iken nasıl bir hayal gücüyle bu görüntüyü hazırladın kardeşim sen :)

YouTube Preview Image

 

 

Nis 19, 2012 - Dinimiz İslam, Güncel    Yorumlar Kapalı

Hâlâ 40 Yaşındasın..

Yıllar önceydi..Bundan birkaç yıl önce çocuk sayılacak bir yaştayken yine böyle bir kutlu doğum coşkusu vardı mü’min gönüllerde.

O akşam tanıdık,komşu,arkadaş sevdiklerimi davet ettim evimize.O gün de içimde Peygamber Efendimiz(s.a.v) evimize gelecekmişcesine bir hazırlık içindeydim.Pastaneden en güzelinden bembeyaz bir pasta yaptırdım ve Dursun Ali Erzincanlı’nın çok beğendiğim şiirinden esinlenerek üzerine “Hâlâ 40 yaşındasın” diye yazdırdım.Pastanede çalışanların bile çok hoşuna gitmişti.Anlamışlardı kimin için olduğunu bu pastanın.

Devamını Oku »

Kas 27, 2010 - Güncel    3 Yorumlar

İlaç alırken lütfen dikkat!

ilac

Bilindiği gibi hasta olduğumuz zaman önce doktora gideriz,sonra doktorun reçeteye yazmış olduğu ilaçları eczaneden almaya..

Geçtiğimiz günlerde işyerinde rahatsızlanarak acile gittim.Acilden doktorun reçeteye yazdığı ilacın aynısı eczanede kalmamış.Eş değerli olanını verdi bana.Tabii fiyat olarak daha düşük olanını.Neyse ki ilacı daha önceden de tanıdığım için problem olmadı.

Anlatacağım konu şu;geçenlerde teyzem bir şikayetinden ötürü doktora gitmiş.Eczanede yapılan işlem ise korkunç.Doktorun reçeteye yazdığı ilaçları eczacı pos cihazından okutuyor,fakat teyzeme ila.ların eşdeğerlisini!,açık söylemek gerekirse fiyatta düşük olanını veriyor.Eve geldiğinde durumu farkeden teyzem hemen eczaneye giderek,durumu ispatlıyor ve şikayette bulunacağını söylüyor ordakilere.Hasta bilgilerinden teyzemin ev adresine ulaşan eczacı,ertesi gün teyzemin evine elinde pastayla özür dilemeye geliyor..

Yine bir tanıdığımızın başına gelen olay daha vahim.Sezaryen ile yeni doğum yapmış olan kadıncağıza yine aynı şekilde eczaneden fiyatı düşük olan ilaç veriliyor.Kadın zehirleniyor ve yoğun bakımda kalıyor günlerce.Günler sonra hayata dönüyor.Neredeyse yavrusu annesiz kalacaktı..

Anlamadığım bir şey var.Eczaneye gidip nakit parayla alınabilen bir ilaç,sosyal güvenceyle alınmak istendiğinde nedense ellerinde bulunmuyor.Böyle olunca ihmaller ve hayatı tehlikeye atılan insanlar söz konusu oluyor.

Lütfen eczane bile olsa,aldığımız ilaçları reçetemizde yazan ilaçlarla karşılaştıralım.Ve bilinçli bir şekilde ilaçlarımızı kullanalım.

Şub 26, 2010 - Dinimiz İslam, Güncel    3 Yorumlar

Mevlid Kandilimiz Mübarek Olsun

gul

Gül kokulu Peygamberimiz(a.s.m)’in doğum günü tüm İslâm alemi için hayırlara vesile olsun.

Kandilinizi en içten dileklerimizle kutluyor,sevdiklerinizle nice güzel kandiller diliyoruz.

Dualarda birleşmek dileğiyle..

Şub 26, 2010 - Güncel    6 Yorumlar

Hayırlı Teskereler Ruhiyisi..

havacı asker

Sitemizin yöneticilerinden Ruhiyisi bugün itibariyle askerdir.

Gözün arkada kalmasın Ruhiyisi.Rabbim yardımcın olsun.Sana hayırlı teskereler,sevdiklerine sabırlı bekleyişler diliyorum.Çok bekletme olur mu..

Allah’a emanet ol.

Ara 28, 2009 - Güncel, Şiir    Yorumlar Kapalı

Mehmet Âkif Ersoy’un yayınlanmamış şiiri

mehmet_akif_ersoy

Hasbihal

Bugün yaşım otuz üç; ben demek otuz üç yıl

Kapılmışım bu serab-ı hayata; hem de nasıl:

Bütün kavafil-i âmâl önümde can berleb,

Durur iken yine ben sîne çâk çâk taleb,

Uzakta şöyle heyülâda görsem ümmidim

Teşahhus etti sanır da hemen seğirtirdim!

Hayale peyrev olup döndüğüm bu feyzada

Değildi bir demim olsun belâdan âzâde

Adım başında felâket; adım başında muhat

Ne bir kenâr-ı selâmet; ne bir tarîk-ı necat

Sağımda ağzını açmış amîk bir uçurum;

Solumda inmede dehşetli bir kasırga hücum!

Gidilse leyle-i âtî kadar karanlık çöl!

Dönülse devre-i mâzî gibi kapanmış yol!

Fakat tereddüde, ârâma var mıdır imkân?

Sürüklenir gider elbette dalgaya kapılan.

Uğraştım onca muhacimle bir zaman heyhat

Sonunda tâb ü tüvânım kesildi bitti sebat

Karardı gözlerim artık ne oldu bilmiyorum

Açıldı pîş-i hayalimde başka bir uçurum

Yuvarlanıp düşecektim o cah-ı muzlime ben

Önümde nur-ı ilâhî gibi göründün sen

Yarıp o zulmeti sâyende işte kurtuldum

Dalâle doğru giderken reşâde doğruldum

Göründü dîde-i hakbîne şimdi âlem-i ruh

Uyandı leyle-i ruhumda bir sabah-ı fütuh

Hayat namına ben gerçi sersericesine

Dolaşmışım bu fezâ-yı hayâli bunca sene

Fakat bugün o geçmiş demlerin nihâyetidir

Hayat varsa benimçün bugün bidâyetidir

Felekte ben de acep gün görür müyüm derken

Sabah-ı sermede kalb eyledin leyâlimi sen

Sen ey nigâhımı bîdâr eden ilâhî nur

Kemâl-i feyzin ile olduğun zaman manzur

Degişti sanki muhitim, açıldı başka cihan

Çekildi ufkumu tazyik eden sehab-ı giran

Baharlar uçuyor şimdi asümânımda

Teraneler ötüyor tâ samîm-i cânımda

Muhabbetin ne kadar mucizata mazharmış

Bugün ben anlıyorum başka bir cihan varmış

Gülzâr-ı hayalime suret veren musavver ruh

Kitab-ı sineme bir bak ne dilfirib vuzuh

İçinde gösteriyor âlem sabahatini

O safhadan oku gel sen de kendi hikmetini

Bu kâinatta görmekteyim bütün seni âh

Biraz da gel edeyim sende kâinâta nigâh

Ümidi, ye’si,maişet bela-yı hâilini

Bu kârzâr cihânın bütün gavailini

Hülasa her ne kadar kayd varsa cümlesini

Hayalden silerek yazdım işte sade seni

Bugün düşünm(üy)orum hiç kendi âtimi

Düşünmek istemiş olsam da nerde kabil mi?

Senin fezaları lebriz eden hayalinle

Sığar mı başka endişe tenknâ-yı dile?

Seninle başladı mâdâm bende feyz-i hayat

Hüda bilir edemem bir de masivâ isbat

Mehmed Âkif

/ 23 Mayıs 321 / 5 Haziran 1905

Akif’le Hasbihal

Mehmet Akif, seyrek de olsa yıllarca sürdürüyor Ispartalı Hakkı’yla yazışmayı. Mektuplarını kısa tutan İstiklal Marşı Şairi, beraberine eklediği şiirlerle dostlarının gönlünü alıyor. Safahat’a almadığı bu şiir Ispartalı’ya gönderilmiş.

(AKSİYON)

Hasbihal
Bugün yaşım otuz üç; ben demek otuz üç yıl
Kapılmışım bu serab-ı hayata; hem de nasıl:
Bütün kavafil-i âmâl önümde can berleb,
Durur iken yine ben sîne çâk çâk taleb,
Uzakta şöyle heyülâda görsem ümmidim
Teşahhus etti sanır da hemen seğirtirdim!
Hayale peyrev olup döndüğüm bu feyzada
Değildi bir demim olsun belâdan âzâde
Adım başında felâket; adım başında muhat
Ne bir kenâr-ı selâmet; ne bir tarîk-ı necat
Sağımda ağzını açmış amîk bir uçurum;
Solumda inmede dehşetli bir kasırga hücum!
Gidilse leyle-i âtî kadar karanlık çöl!
Dönülse devre-i mâzî gibi kapanmış yol!
Fakat tereddüde, ârâma var mıdır imkân?
Sürüklenir gider elbette dalgaya kapılan.
Uğraştım onca muhacimle bir zaman heyhat
Sonunda tâb ü tüvânım kesildi bitti sebat
Karardı gözlerim artık ne oldu bilmiyorum
Açıldı pîş-i hayalimde başka bir uçurum
Yuvarlanıp düşecektim o cah-ı muzlime ben
Önümde nur-ı ilâhî gibi göründün sen
Yarıp o zulmeti sâyende işte kurtuldum
Dalâle doğru giderken reşâde doğruldum
Göründü dîde-i hakbîne şimdi âlem-i ruh
Uyandı leyle-i ruhumda bir sabah-ı fütuh
Hayat namına ben gerçi sersericesine
Dolaşmışım bu fezâ-yı hayâli bunca sene
Fakat bugün o geçmiş demlerin nihâyetidir
Hayat varsa benimçün bugün bidâyetidir
Felekte ben de acep gün görür müyüm derken
Sabah-ı sermede kalb eyledin leyâlimi sen
Sen ey nigâhımı bîdâr eden ilâhî nur
Kemâl-i feyzin ile olduğun zaman manzur
Degişti sanki muhitim, açıldı başka cihan
Çekildi ufkumu tazyik eden sehab-ı giran
Baharlar uçuyor şimdi asümânımda
Teraneler ötüyor tâ samîm-i cânımda
Muhabbetin ne kadar mucizata mazharmış
Bugün ben anlıyorum başka bir cihan varmış
Gülzâr-ı hayalime suret veren musavver ruh
Kitab-ı sineme bir bak ne dilfirib vuzuh
İçinde gösteriyor âlem sabahatini
O safhadan oku gel sen de kendi hikmetini
Bu kâinatta görmekteyim bütün seni âh
Biraz da gel edeyim sende kâinâta nigâh
Ümidi, ye’si,maişet bela-yı hâilini
Bu kârzâr cihânın bütün gavailini
Hülasa her ne kadar kayd varsa cümlesini
Hayalden silerek yazdım işte sade seni
Bugün düşünm(üy)orum hiç kendi âtimi
Düşünmek istemiş olsam da nerde kabil mi?
Senin fezaları lebriz eden hayalinle
Sığar mı başka endişe tenknâ-yı dile?
Seninle başladı mâdâm bende feyz-i hayat
Hüda bilir edemem bir de masivâ isbat
Mehmed Âkif
/ 23 Mayıs 321 / 5 Haziran 1905
(AKSİYON)
Eyl 15, 2009 - Dinimiz İslam, Güncel    9 Yorumlar

Bin Aydan Hayırlı Olan Gece;Kadir Gecesi..

kadir_gecesi

Bu gece bin aydan hayırlı gece.
Bu gece meleklerin iğne ucu kadar boşluk bırakmadan yeryüzünü doldurdukları gece.
Bu gece Allah(c.c)’ın Muhammed ümmetine hediye ettiği gece.

Her geceyi Kadir bilemedik,her geleni Hızır bilemediğimiz gibi.Son on günde aramamızı tavsiye etmişti Peygamberimiz(a.s.m),fakat arayamadık.

İçinde bulunduğumuz gecenin Kadir Gecesi olduğu inancındayız. Devamını Oku »

Sayfalar:1234»