RSS
people

Pi Kıssası

pikıssasi

Bütünü cebinize koyamazsınız; cebiniz de bütünün bir parçasıdır. -M. Hilmi Şenalp

Belki çok oldu pi sayısını unutalı belki de henüz tanıştınız. Korkmayın, zor bir matematik dersi beklemiyor sizi. Bir dairenin alanını hesaplamak istiyorsunuz diyelim, dairenin geniÅŸliÄŸi hakkında ilk gözünüze çarpan veriden yola çıkarsınız. Çapı büyük bir daire, çapı küçük bir daireden daha geniÅŸtir. Åžu halde, etrafını pergelinizin bir ayağını dilediÄŸinizce açarak sabit ayağı etrafında dolandırmakla çizdiÄŸiniz dairenin alanını hesap etmek için mutlaka çap uzunluÄŸuyla orantılı bir formülünüzün olması gerekir. Çünkü çizdiÄŸiniz dairenin büyüklüğünü pergel ayağını ne kadar açtığınızla, yani daireye ne kadar çap tayin ettiÄŸinizle belirliyorsunuz. İş bu kadar basit ve matematikçiler de öyle yapmışlar, bir dairenin alanını ?r² diye formüle etmiÅŸler. Bu formülde “r” yarıçapın uzunluÄŸunu temsil ediyor, yarıçap uzunluÄŸu kendisiyle çarpıldığında ise yarıçapın karesi, yani r² hesaplanıyor. r² dört kenarı düz ve dört köşeli bir karenin alanını ortaya koyuyor. Oysa burada hesaplamak istediÄŸimiz, köşesi olmayan ve kenarının hiçbir noktası düz olmayan bir dairenin alanıdır. Burada sorun, dört köşeli bir karenin alanını köşesiz ve eÄŸri kenarlı bir dairenin alanına uyarlamaktır. Bir diÄŸer deyiÅŸle, yarıçaptan yola çıkılarak hesap edilen her daire alanı, bir daire alanını bir kare alanına eÅŸitleme çabasıdır.
Siz bir daireyi hem hiçbir yeri dışarıda kalmayacak hem de hiçbir yerde boÅŸluk bırakmayacak ÅŸekilde bir karenin içine yerleÅŸtirebilir misiniz? İşte pi sayısı bu sorunu çözmeye yarar. Matematikçiler, bir kare alanı daire alan üzerine birebir örtüştürmek için pi sayısını icat etmiÅŸler. Ancak, bugüne kadar, büyüklükleri ne olursa olsun, hiçbir daire hiçbir karenin alanına birebir denk gelmemiÅŸtir. Kare içinde az da olsa bir boÅŸluk ya da dışında az da olsa fazlalık olagelmiÅŸtir. Hatırlarsanız, sadece üç basamağıyla ezberlettiler bize pi sayısını: 3.14 Bu demektir ki, bir dairenin içinde o dairenin yarıçapının kenarlarıyla oluÅŸturabileceÄŸiniz karelerden 3 tanesini sığdırabilirsiniz ama arada o karenin onda birinden az büyük, yani karenin yüzde 14′ü kadar bir boÅŸluk daha kalır. Bu boÅŸluÄŸu kapattığınızda daire kabaca “karelenmiÅŸ”, yani kare cinsinden alanlara taksim edilmiÅŸ olur. Böylece bilmemiz istenir ki, bir daire içinde kenarları yarıçapa eÅŸit 3.14 tane kare vardır. Biz böyle öğrendik, çocuklarımıza da hâlâ böyle öğretiliyor.

Ama iÅŸ burada bitmiyor. Bir dairenin içinde 3.14 tane kare bulunabileceÄŸi hesabı hâlâ daha kaba bir hesaptır. Yarıçapın karesini 3.14′le çarptığımızda da, az da olsa kareyi daireden taşırıyor ya da dairede boÅŸluk bırakıyor olabiliriz. Diyelim ki, çok sıkı bir mühendislik iÅŸi yapıyorsunuz, bir dairenin alanını olabildiÄŸince kesin olarak hesaplamanız gerekiyor, daire alanını 3.14 diye bildiÄŸiniz pi sayısı üzerinden hesapladığınızda hesap dışı bıraktığınız boÅŸluk çok önem kazanıyor, iÅŸte o zaman 3′ün ardından gelen basamakları daha da çoÄŸaltmanız, daha da inceltmeniz, daha da kesin bir pi’ye ulaÅŸmanız gerekir. Nasıl, 3.14 olan pi sayısını kabaca 3′e yuvarladığınızda yanılgı payınız artıyorsa, aslında 3.14159 diye de yazabileceÄŸiniz pi sayısının 3.14′e yuvarlanmış halini almış olmanız da yanılgı payınızı artırıyordur. Bununla birlikte, 3.14159 sayısı da kareyi daire ile birebir örtüştürmeye yetmez; yine içeride ya da dışarıda boÅŸluklar kalır. Åžimdi sıkı durun, bugüne kadar çok özel bilgisayarların marifetiyle de yapılan hesaplamalarla, pi sayısının noktadan sonraki 51 milyarıncı basamağına kadar gelindi. Ancak, 51 milyar basamaklı pi sayısı da kareyi daireye oturtmaya yetmiyor; çok yakınlarda hesaplanması muhtemel 97 milyar basamaklısına göre hayli kaba kalıyor, hesap hatalarına yol açıyor. (Bana inanmakta zorlanıyorsanız, ya www.joyofpi.com adresine gidin ya da TÜBİTAK yayınlarından çıkan Pi CoÅŸkusu adlı kitabı okumayı deneyin-kitapta pi sayısı bir milyonuncu basamaÄŸa kadar yazılmış!) devamini oku… »

Yorum yap | Etiketler: , ,

Gözlerimin içindeki gülücüksün..

Gözgöze gelindiğinde,gözleri hiç kaçırmadan gözlerinin içinin gülmesi ne

güzel şey..

Arada hiçbir perde olmaksızın,birbirini mutlu eden iki insanın

güzelliğinden bahsediyorum.Tamamen gerçekçi,tamamen duygusal derler

ya;abartmıyorum.Duyguların tamamen saflaştığı bir sevgiden söz

ediyorum.Senelerce birlikte olsalar bile,gözgöze her geldiklerinde ilk

kez görmüşçesine kalbi kuş gibi çırpınan aşıklardan bahsediyorum.Deli

divane,meczup aşıklardan.. devamini oku… »

Yorum yap | Etiketler: , , , ,

Çabuk Sıkılmak

sıkılganBir işe yelteniriz.Faaliyet zevk verir.Bazen de sıkıntı.İlerlemenin,gelişmenin bedeli vardır:külfet ve zahmet.Defalarca denemek zorunda olabiliriz yapacağımız işi.Her denemenin bedeli de içimize dolup taşan sıkıntı hissidir.Sıkıntı hissini düşman belleyenler bunu engel olarak görüp yılgınlığa düşerler.Sorun çabuk sıkılmak değil,sıkıntı hissini yaşamamalıyım diye yapılan işten vazgeçmektir.

Bazen uzun vadeli bir iÅŸe koyulup kolları sıvamaya kalktığımızda bazı zevklerimizden fedakârlık etmek zorundayızdır.Üniversite sınavına girecek öğrencilerin daha az film seyretmesi,arkadaÅŸlarıyla daha az buluÅŸup sohbet etmesi gibi.İşe koyulduÄŸumuzda içimiz içimizi yer.İşin başından kalkıp televizyonu açar bir filme takılır,internet başında saatlerce vakit öldürürüz.Çünkü devamini oku… »

Yorum yap | Etiketler: , ,

İnsanlık Tarifi

kase_tutan_cocuk

Bir ölçü gülümsemeyi

Bir ölçü dostluk

İki ölçü yumuşaklık

Biraz nezâket

Birkaç damla ümit

Alabildiğince yardımlaşma

Bol ilimle.. devamini oku… »

Yorum yap | Etiketler: , , ,

Enerji Tasarrufu :P

ampul

Toplum olarak yapmamız gereken en önemli görevlerden birisi de tasarruftur.Geleceğimiz için,kendimiz için tasarruf yapmalıyız.

Annem de malum kriz dolayısıyla elektrikten nasıl tasarrruf edebilirim diye düşünürken bir karar aldı.Ben akşamları odamda bilgisayar başında çalışırken,annem de diğer odada kitap okurken ikimizin de aynı odada işimizi yapabileceğimizi ve böylece bir odanın ampulünü söndürebileceğimizi söyledi.Ben de onayladım,ne de olsa tasarruf yapacağız.

Dün akÅŸam devamini oku… »

1 Comment | Etiketler: , , ,

Hastaneler..

hastane

Yazının başlığı için biraz düşündüm aslında.Ah Şu Hastaneler mi demeliyim bilemedim. Hastanelerin bazen insanları tedavi etmek için değil de hasta etmek için hizmet verdiklerini düşünüyorum-istemeden-.

Yaklaşık 20-25 gün önce özel bir hastaneye göz muayenesi için gittim.Normalde göz muayenesi için fark ücreti almayan hastaneye gittiğimde,sağlık sigortamdaki bir aksaklık nedeniyle sigortamdan yararlanamayıp ücretli muayene olmak zorunda kaldım.Bana daha sonra gelip ücret iademi alabileceğimi söylediler.

Defalarca gitmeme raÄŸmen hep bir aksilik çıktı ve ben ne paramı alabildim ne de doktora kontrole gidebildim. devamini oku… »

Yorum yap | Etiketler: , , ,

Oruç, bir kelime-i tevhiddir.

“Lâ” çekeriz varlığa, oruca niyetimizle. “Yok…” deriz her halimizle.

“Kimseden fayda yok.” “Paramızın geçerliliÄŸi yok.” “Sahip

olduklarımızdan çare yok.” Bir kuru ekmeÄŸi bile geçiremiyoruz

boğazımızdan. Bir yudum suyu değdiremiyoruz dudağımıza.
Dudağımızı dilimizi çekiyoruz tatlardan. Elimizi eteğimizi çekiyoruz

varlıktan. Alıştığımız dayanaklar devriliyor niyetimizin rüzgârında.

Haz sığınaklarımızı sel alıyor susuzluğumuzun yatağında. Acz ve fakrın

yatağında yeniden yoÄŸruluyor ben’imiz. Kibrin tortularını atıyoruz

iftara deÄŸin. Billur bir durulmuÅŸlukla varıyoruz Rahman’ın sofrasına.

Çareler çaresizleşiyor. Hazlar tadını yitiriyor. Doymalar aç susuz

kalıyor gün boyu. Etrafımıza bilerek ördüğümüz parmaklıklar kırılıyor.

Cismimizi emen yapışkan kuyulardan kurtuluyoruz. Çıplak kalıyoruz

rahmet yağmurunun altında.
Biz ve eÅŸya arasında bir uçurum açılır. devamini oku… »

Yorum yap | Etiketler: , , ,

Hayra Ermenin Reçetesi

Rabbimiz kitabında bizlere anlayalım diye,size apaçık bir kitap gönderdim diyor.Sıkıldığımızda,elimizden birşey gelmediğinde,yapılacak çok şey varken hiçbirşey bulamadığımızda;birisi bize yol gösterse biz de onu uygulasak,bir yerlerden başlasak diyemesek de içimizden geçiriyoruz çoğu zaman.

Derdi verenden,dermanını istemeyi unutuyoruz.Başlamak,bitirmenin yarısıdır ama nereden başlayacağımızı bilemiyoruz.

Hayır iÅŸlemek için yola çıkıyoruz,öyle niyet ediyoruz ama-kısmet bu ya-iÅŸleyecek hayır bulamıyoruz,çıkmıyor karşımıza.Yahut biz aramıyoruz. devamini oku… »

1 Comment | Etiketler: , , ,

İyi ki Geldin Ramazan!

cami

Hoşgeldin on bir ayın Sultanı!
İyi ki geldin!
Gelişinle müjdeler getirdin bize.
Sene boyunca bedenimizi doyurmakla meÅŸgul olduk.
Gaflette kaldık,günahlara battık.
Rabbimiz’in affına sığındık.
Ruhumuzu unuttuk ya Ramazan!
Ruhumuzu aç bıraktık.
Beden doyunca ruhumuzun gıdasını veremedik.
Açları sen yanımızdayken anladığımız kadar anlamadık.
Yardıma ihtiyacı olanları yine senin varlığında gözettik.
Sen gidince hepsini bir dahaki Ramazan ayı gelinceye kadar rafa kaldırmayı yeğledik.
Bir söz okumuştum.Şöyle diyordu yazar:
“Kur’an kalplere kut ve gıdadır.Gıdanın tekrarı kuvveti artırır.”
Gıdasız kaldık sen olmayınca.
Kur’anlarımızı yüksek yerlere koyduk.
Her an elimizin altında olmadığı için,oralardan alıp da okumaya vakit bulamadık. devamini oku… »

Yorum yap | Etiketler: ,

Yıl:1999,Tarih:17 Ağustos,Saat:03:02

e466781f27_b

Yıl: 1999,Tarih: 17 Ağustos, Saat:03:02

Sıcak bir yaz gününün,soğuk gecesi.

Tıpkı kıyamette yaşanılacağı bildirilen,annenin çocuğunu unuttuğu,insanların bir oraya bir buraya kaçıştığı kıyamet provası sanki.

Ne olduÄŸunu anlamadan kalkmıştık yataklarımızdan.”Kıyamet mi kopuyor anne?” dediÄŸimi an gibi hatırlıyorum.Babamın korku içinde,sarsıntıdan ve ÅŸaÅŸkınlıktan yatağından kalkamadığını..Ve üşüdüğümü hatırlıyorum an gibi.

Alev alev yanıyorduk ya hani o yaz.Çok bunalmıştık sıcaktan.Ölümün soÄŸukluÄŸuyla üşüdük o sabah.Haberlerde hayatlarını kaybedenlerin sayısı her geçen saniye artıyordu.Kimi anne-babasını,kardeÅŸlerini,akrabalarını,arkadaÅŸlarını,en sevdiÄŸi oyuncaklarını,en sevdiklerini gömdüler enkazların arasına.Kimi mutluluklarını,acılarını,sevinçlerini,hatıralarını bıraktılar enkaz ardında gözü yaÅŸlı. devamini oku… »

1 Comment | Etiketler: , , ,