<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Meczup.net &#187; Yazılar</title>
	<atom:link href="http://meczup.net/category/yazilar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://meczup.net</link>
	<description>İki delinin hikâyesi...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 May 2012 06:36:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Eski alfabe gelişmemize engel miydi?</title>
		<link>http://meczup.net/2012/05/eski-alfabe-gelismemize-engel-miydi</link>
		<comments>http://meczup.net/2012/05/eski-alfabe-gelismemize-engel-miydi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 May 2012 06:46:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Aköz]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Alfabe]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Alfabesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1464</guid>
		<description><![CDATA[Tahmin ettiğim gibi oldu: Türkçenin, Kemalist zihniyet tarafından tıraşlanmasına değinen dünkü yazıma çok sayıda mesaj geldi. Okurlarımızın en çok takıldıkları noktalardan biri Arap alfabesi ile Japon alfabesini karşılaştırmam oldu. Konuyu biraz açayım&#8230; 1900&#8216;lü yılların başına kadar Doğu&#8216;nun &#8220;tabiatı gereği&#8221; geri olduğu ve hep geri kalacağı söylenirdi bir kısım Batılı düşünür ve onlara hayran Doğulu aydınlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><a href="http://meczup.net/wp-content/uploads/2012/05/ca7d4b48-dcc5-4a1e-8994-e7134a9682b1.jpg"><img class="wp-image-1465 alignleft" title="ca7d4b48-dcc5-4a1e-8994-e7134a9682b1" src="http://meczup.net/wp-content/uploads/2012/05/ca7d4b48-dcc5-4a1e-8994-e7134a9682b1.jpg" alt="" width="134" height="182" /></a></h1>
<p>Tahmin ettiğim gibi oldu: Türkçenin, <strong>Kemalist </strong>zihniyet tarafından tıraşlanmasına değinen dünkü yazıma çok sayıda mesaj geldi.<br />
Okurlarımızın en çok takıldıkları noktalardan biri <strong>Arap </strong>alfabesi ile <strong>Japon </strong>alfabesini karşılaştırmam oldu. Konuyu biraz açayım&#8230;<br />
<strong>1900</strong>&#8216;lü yılların başına kadar <strong>Doğu</strong>&#8216;nun &#8220;<strong><em>tabiatı gereği</em></strong>&#8221; geri olduğu ve hep geri kalacağı söylenirdi bir kısım Batılı düşünür ve onlara hayran Doğulu aydınlar tarafından&#8230;<br />
Ancak <strong>1905</strong>&#8216;te Japonlar, <strong>Ruslara </strong>çok ağır bir yenilgi tattırınca, bu bakış açısı ciddi biçimde sarsıldı.<br />
Doğunun da gelişebileceği kabul edildi. Daha da önemlisi, bu işi, kendi değerlerini, inançlarını yitirmeden yapabileceği görüldü. Böylece Japonya imrenilen bir ülke, örnek alınan bir model oluşturdu.<br />
Japonlar inançlarından da, insan ilişkilerinden de, gayet zor öğrenilen alfabelerinden de taviz vermemişlerdi. Sadece <strong><em>üretim biçimlerini</em></strong>, <strong><em>iş yapma tarzlarını </em></strong>değiştirdiler (ki elbette bu da çok büyük bir dönüşümdü.)<br />
<strong>Elbette geri gidilmeyecek<br />
</strong>Gelelim bize&#8230; <strong>1928</strong>&#8216;de Arap alfabesini bırakıp <strong>Latin </strong>alfabesine geçtik. Peki bunun gerekçesi neydi?<br />
İlkokuldan başlayarak, bizlere şunlar söylendi: <strong>1) </strong>Arap alfabesini öğrenmek zordur&#8230; <strong>2) </strong>Arap alfabesi gelişmemize engeldir&#8230; <strong>3) </strong>Arap alfabesi Türkçeye uygun değildir.<br />
Arkadaşlar! Bu saatten sonra elbette alfabemizi değiştirmemizi önermeyeceğim. Milyonlarca insanımız Latin alfabesiyle okuma yazmayı öğrendi, tıkır tıkır kullanıyor. Bugün birileri, &#8220;Hadi Arap alfabesine dönelim&#8221; dese, önce ben karşı çıkarım. <span id="more-1464"></span> <strong>Japonya örneği önemli<br />
</strong><strong>Ancak şunu bilelim: </strong>Yukarıda sayılan üç gerekçe de kocaman birer palavradır. Teker teker anlatayım:<br />
<strong>1) </strong>Boğaziçi&#8217;nde okurken bir ara merak sarıp seçmeli olarak Osmanlıca dersi almıştım. Birkaç saat dersten sonra <strong>Orhan Veli</strong>&#8216;nin <strong><em>İstanbul&#8217;u Dinliyorum </em></strong>adlı şiirini kitaptan okuyabiliyordum. (Kısaltmalardan dolayı el yazısını okumanın zor olduğu söylenir ama matbu Osmanlıca hiç de zor değil.)<br />
Osmanlı çocukları <strong>yüzlerce yıl </strong>boyunca bu alfabeyi öğrenerek yetişti ve koca bir imparatorluğu yönetti&#8230; Cumhuriyet çocukları niye öğrenemesin?<br />
<strong>2) </strong>Alfabe denilen yazı kodu ekonomik gelişmeye engel olsaydı, herhalde Japonlar dünyanın en geri ülkelerinden biri olurdu. Çünkü Japon alfabesi, Japonlar için dahi zor bir araç.<br />
<strong>3) </strong>&#8220;Arap alfabesi Türkçeye uygun değil&#8221; diyenlere sormak gerek: Latin alfabesi sanki çok mu uygun? Adı üstünde, &#8220;Latin&#8221; alfabesi; onu da &#8220;sonradan&#8221; aldı Türkler.<br />
Günümüzde kimi ülkelerde Türkçe, <strong>Kiril </strong>alfabesiyle yazılıyor; ona ne buyrulur? Eğer dildeki bazı sesleri ifade etmek zor oluyorsa, alfabede reform yaparsın olur biter.</p>
<p><strong>Yazının devamını okumak için <a title="Eski alfabe gelişmemize engel miydi?" href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/akoz/2012/04/26/eski-alfabe-gelismemize-engel-miydi" target="_blank">tıklayınız.</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2012/05/eski-alfabe-gelismemize-engel-miydi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Emin&#8221; misin? &#8211; Hayır, değilim!</title>
		<link>http://meczup.net/2012/04/emin-misin-hayir-degilim</link>
		<comments>http://meczup.net/2012/04/emin-misin-hayir-degilim#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Apr 2012 06:56:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[el-emin]]></category>
		<category><![CDATA[emin misin]]></category>
		<category><![CDATA[emin olmak]]></category>
		<category><![CDATA[güzel ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimizin güzel isimleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.meczup.net/?p=1435</guid>
		<description><![CDATA[Kimi zaman iki kişi konuşurken biri diğerine anlattığı konu üzerinde &#8220;Emin&#8221; misin diye sorar.O da ismine ithaf olduğunu düşünerek &#8220;Hayır,değilim&#8221; der. Oysa ki &#8220;Emin&#8221; olmak Rasulullah(s.a.v)&#8217;in sünnetidir bizlere.&#8220;Emin&#8221; olan kişi,elinden,dilinden,yaptığı her işten emin olunan kişidir.Doğru olan,eğilip bükülmeyen,istikâmet üzere yaşayan,kendisine güvenilen kişidir.Hani kişinin ağzından çıkan sözler,ona dua hükmündedir ya.Ben emin değilim demek de farkında olmadan ruhumuzu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://meczup.net/2012/04/emin-misin-hayir-degilim/el-emin-2" rel="attachment wp-att-1437"><img class="alignnone size-full wp-image-1437" title="el-emin" src="http://www.meczup.net/wp-content/uploads/2012/04/el-emin1.jpg" alt="" width="480" height="240" /></a></p>
<p>Kimi zaman iki kişi konuşurken biri diğerine anlattığı konu üzerinde &#8220;Emin&#8221; misin diye sorar.O da ismine ithaf olduğunu düşünerek &#8220;Hayır,değilim&#8221; der.</p>
<p>Oysa ki &#8220;Emin&#8221; olmak Rasulullah(s.a.v)&#8217;in sünnetidir bizlere.<span id="more-1435"></span>&#8220;Emin&#8221; olan kişi,elinden,dilinden,yaptığı her işten emin olunan kişidir.Doğru olan,eğilip bükülmeyen,istikâmet üzere yaşayan,kendisine güvenilen kişidir.Hani kişinin ağzından çıkan sözler,ona dua hükmündedir ya.Ben emin değilim demek de farkında olmadan ruhumuzu etkileyecek bir dua olabilir mi?</p>
<p>Her an &#8220;Emin&#8221; olabilsek..İnsanların elinden,dilinden,konuştuğundan,yaptığı her işten emin bir insan olabilsek.El-Emin olan ol Muhammed Mustafa(s.a.v)&#8217;ya benzeyebilsek.Konuştuğumuz her söz nurdan bir damla olabilse gönüllere.Aşk-ı İlâhi&#8217;yi anlatabilsek dinleyen dinlemeyen tüm insanlığa.</p>
<p>Emin olabilmek..Doğruluk üzere yaşabilmek demek..Emin olabilmek..İşte Muhammed(a.s.m)&#8217;ın ümmeti dedirtmek demek.Emin olabilmek..O&#8217;nu temsil edebilmek demek.</p>
<p>Varsın konuşurken bize emin misin diye sorsunlar.Emin olmayı Allah nasip etsin diye dua ile karşılık vermek ne güzel.</p>
<blockquote><p>Yâ Emin..Yâ Rasulallah..Bizden razı ol..Allah&#8217;ım bizleri Emin olan Peygamberimize layık bir ümmet eyle..</p>
<p>&nbsp;</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2012/04/emin-misin-hayir-degilim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tay duası</title>
		<link>http://meczup.net/2012/01/tay-duasi</link>
		<comments>http://meczup.net/2012/01/tay-duasi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 12:44:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dinimiz İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'a dua etmek]]></category>
		<category><![CDATA[duası]]></category>
		<category><![CDATA[tay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1334</guid>
		<description><![CDATA[Küçük bir kızın hayatta en çok istediği şey, doğum gününde, küçük bir taya sahip olmaktı. Bunun için, doğum gününden aylar önce, Allah&#8217;ın kendisine bir tay vermesi için dua etmeye başlamıştı. Küçük kızın kendisinden iki yaş büyük ağabeyi ise, biraz haşarı bir çocuktu. Üstelik her konuda kardeşiyle alay etmeye bayılırdı. Özellikle de kardeşinin doğum günü için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 490px"><img title="Tay duası" src="http://www.meczup.net/wp-content/uploads/2012/wallpaper1225805.jpg" alt="Tay duası" width="480" height="240" /><p class="wp-caption-text">Tay duası</p></div>
<p>Küçük bir kızın hayatta en çok istediği şey, doğum gününde, küçük bir taya sahip olmaktı. Bunun için, doğum gününden aylar önce, Allah&#8217;ın kendisine bir tay vermesi için dua etmeye başlamıştı.</p>
<p>Küçük kızın kendisinden iki yaş büyük ağabeyi ise, biraz haşarı bir çocuktu. Üstelik her konuda kardeşiyle alay etmeye bayılırdı. Özellikle de kardeşinin doğum günü için Allah&#8217; tan tay istemesini ağzına dolamış durumdaydı.<span id="more-1334"></span> Buna karşılık, her defasında:<br />
&#8220;Göreceksin!&#8221; diyordu küçük kız. &#8220;Allah duama cevap verecektir&#8221;</p>
<p>Nihayet doğum günü geldi. Ama ortada onun için satın alınıp getirilmiş bir tay filan yoktu. Kendisine verilen birkaç hediye paketi ise, besbelli bir tayı içine alabilecek kadar büyük değillerdi.</p>
<p>Ağabeyi, paketleri göstererek:<br />
&#8220;Bana söyler misin?&#8221; dedi, &#8220;Tay bunların hangisinde? Hani Allah&#8217;ın senin dualarına cevap vereceğini söylüyordun?&#8221;<br />
Küçük kızın gözleri yaşardı. Ağabeyinin işi daha da azıtarak kendisiyle alay etmeyi sürdüreceğini hissediyordu. O ara, bir şimşek parladı zihninde,</p>
<p>Ağabeyine dönerek:<br />
&#8220;Evet, Allah bana cevap verdi&#8221; dedi kendinden emin bir ses tonuyla.</p>
<p>Ağabeyi:<br />
&#8220;Ya öyle mi, ne dedi peki?&#8221; diye kendisini yine alaya almak isteyince de, küçük kız hafifçe tebessüm ederek şöyle mırıldandı:<br />
&#8220;Allah dedi ki: Hayır, şimdi olmaz.Henüz vakti gelmedi&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2012/01/tay-duasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>90/2 Tertip Alt Devrelerimedir Bu Yazı</title>
		<link>http://meczup.net/2010/07/902-tertip-alt-devrelerimedir-bu-yazi</link>
		<comments>http://meczup.net/2010/07/902-tertip-alt-devrelerimedir-bu-yazi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 10:24:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[alt devreler]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[devrecilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1286</guid>
		<description><![CDATA[Askerlik&#8230;Her Türk erkeğinin tahsiline göre 6 veya 15 ay boyunca yeriene getirmesi mecburi olan vatani görevidir. Şuan bu satırları Erzurum&#8217;da bir internet kafeden çarşı iznimde yazıyorum.Şafak hatırladığım kadarıyla 310 lu birşeydi.İstanbul&#8217;dan başlayan askerlik yolculuğum Kütahya, ardından da Erzurum&#8217;da devam ediyor.Neredeyse asker olalı 5 ay olacak.Halbuki askere daha çok var dediğim günleri hatırlıyorum dün gibi.Zaman ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Askerlik&#8230;Her Türk erkeğinin tahsiline göre 6 veya 15 ay boyunca yeriene getirmesi mecburi olan vatani görevidir.</p>
<p>Şuan bu satırları Erzurum&#8217;da bir internet kafeden çarşı iznimde yazıyorum.Şafak hatırladığım kadarıyla 310 lu birşeydi.İstanbul&#8217;dan başlayan askerlik yolculuğum Kütahya, ardından da Erzurum&#8217;da devam ediyor.Neredeyse asker olalı 5 ay olacak.Halbuki askere daha çok var dediğim günleri hatırlıyorum dün gibi.Zaman ne çabuk geçivermişte asker olup 5 ayını yemişim&#8230;<span id="more-1286"></span></p>
<p>Askerlik ilk aylarda çok zor gelir, bu çok doğaldır.Askere gelenlerin çoğu ilk kez ailesinden, sevdiğinden, arkadaşlarından uzakta kalacak olmanın acısına dayanamazlar.Kolay değil aylarca sevdiklerinden uzakta olmak ama (bu sözü askerlik yapanlar çok duyacaklar) yapacak birşey -maalesef- yok,  görev vatan içindir.</p>
<p>İnsana çok şey öğretir askerlik.Hayatta insana en çok lazım olan şeyi, sabrı öğretir..Günlerce sabır edersiniz.Başınıza gelen onca şeye rağmen sabredersiniz.Sivilken sabah kalkmak bilmeyen bir insan olabilirsiniz, anneniz her sabah hadi oğlum kalk kahvaltın hazır diyerek uyandırıyor olabilir ama askerlik bunların olmadığı, tam aksine sinirlerinizi her gün daha da yıpratarak güçlendirecek seslerle uyandırıldığınız bir yerdir.Gün gelir komutan g3 silahının dipçiğiyle ranzanıza vurarak uyadırır sizi, gün gelir nöbetçi çavuş kulağınızın dibinde düdük çalarak neye uğradığınızı bile anlamadan uyandırır sizi.Arkadaşlarınız günaydın demek yerine küfürler eder ama yapacak birşey yoktur.Aileniz, sevdiğiniz, sevdikleriniz mışıl mışıl rahatça uyurken siz botlarınızın bağcıklarını bağlamakla meşgulsünüzdür.Zaten onlar mışıl mışıl uyusunlar diyedir bu çektikleriniz&#8230;</p>
<p>Günler bir bir geçer&#8230;</p>
<p>Gece nöbete kalkarsınız uykunuzun en tatlı yerinde.Üzerinizde kilolarca ağırlıkla saatlerce mevzinizde gözünüzü kırpmadan nöbet tutarsınız..Hava buz gibidir, elinizdeki silahı bile hissetmez olursunuz.Omuzlarınızdaki ağırlık gittikçe çoğalır sanki ama sevdiklerinizin rahatça uyuması için bunu yapmanız gerektiğini bilmek ağırlığınızı hafifletir, elleriniz sevdiğinizin yatağı gibi sıcacık oluverir&#8230;</p>
<p>Geçer derler sayılı günler&#8230;Geçiyor da.Zor da olsa bazen, bazen nasıl geçtiğini anlamasanızda geçiyor birşekilde.</p>
<p>Ben ustabirliğime katıldığımda askerliği biten üst devrem Semih; &#8220;bir gün bitecek ve nasıl geçtiğini anlamayacaksınız, bana da böyle demişlerdi, bende şuan nasıl geçtiğini anlamadım ama bitti, gidiyorum işte.&#8221; dediğini hatırlıyorum.İnsanın içinde umut olsun yeterki, 460 gün nedir ki, geçer Allah&#8217;ın izniyle&#8230;Sıkmayın canınızı, sevmeye devam edin sevdiklerinizi, bekleyenleriniz var dört açın gözünüzü&#8230;</p>
<p>Şimdiden hepinize hayırlı tezkereler diliyorum, Allah&#8217;ın yardımı üzerinizde olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2010/07/902-tertip-alt-devrelerimedir-bu-yazi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Askerimiz&#8217;in Okuma Notlarından..</title>
		<link>http://meczup.net/2010/04/askerimizin-okuma-notlarindan</link>
		<comments>http://meczup.net/2010/04/askerimizin-okuma-notlarindan#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 19:34:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[askerlikle ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[okuma notları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1267</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Düşünmesini bilmeyenler Elbette durmadan düşüp dururlar. Korkunç olan;düşmek değil, Düşülen yerde çakılıp kalmaktır.&#8221; Ekmel Ali OKUR/Beni Aşkla Dinle , s.73]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://meczup.net/wp-content/uploads/2010/04/beniaşkladinle.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1268" title="beniaşkladinle" src="http://meczup.net/wp-content/uploads/2010/04/beniaşkladinle-300x216.jpg" alt="beniaşkladinle" width="300" height="216" /></a></p>
<p>&#8220;Düşünmesini bilmeyenler<br />
Elbette durmadan düşüp dururlar.<br />
Korkunç olan;düşmek değil,<br />
Düşülen yerde çakılıp kalmaktır.&#8221;</p>
<h3 style="font-size: 13px; color: #333333; font-weight: normal; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; padding: 0px; margin: 0px;"><span>Ekmel Ali OKUR/Beni Aşkla Dinle , s.73</span></h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2010/04/askerimizin-okuma-notlarindan/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pi Kıssası</title>
		<link>http://meczup.net/2010/01/pi-kissasi</link>
		<comments>http://meczup.net/2010/01/pi-kissasi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 22:20:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[pi]]></category>
		<category><![CDATA[pi sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[senai demirci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1192</guid>
		<description><![CDATA[Bütünü cebinize koyamazsınız; cebiniz de bütünün bir parçasıdır. -M. Hilmi Şenalp Belki çok oldu pi sayısını unutalı belki de henüz tanıştınız. Korkmayın, zor bir matematik dersi beklemiyor sizi. Bir dairenin alanını hesaplamak istiyorsunuz diyelim, dairenin genişliği hakkında ilk gözünüze çarpan veriden yola çıkarsınız. Çapı büyük bir daire, çapı küçük bir daireden daha geniştir. Şu halde, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://meczup.net/wp-content/uploads/2010/01/pikıssasi.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1193" title="pikıssasi" src="http://meczup.net/wp-content/uploads/2010/01/pikıssasi-300x240.jpg" alt="pikıssasi" width="300" height="240" /></a></p>
<p>Bütünü cebinize koyamazsınız; cebiniz de bütünün bir parçasıdır. -M. Hilmi Şenalp</p>
<p>Belki çok oldu pi sayısını unutalı belki de henüz tanıştınız. Korkmayın, zor bir matematik dersi beklemiyor sizi. Bir dairenin alanını hesaplamak istiyorsunuz diyelim, dairenin genişliği hakkında ilk gözünüze çarpan veriden yola çıkarsınız. Çapı büyük bir daire, çapı küçük bir daireden daha geniştir. Şu halde, etrafını pergelinizin bir ayağını dilediğinizce açarak sabit ayağı etrafında dolandırmakla çizdiğiniz dairenin alanını hesap etmek için mutlaka çap uzunluğuyla orantılı bir formülünüzün olması gerekir. Çünkü çizdiğiniz dairenin büyüklüğünü pergel ayağını ne kadar açtığınızla, yani daireye ne kadar çap tayin ettiğinizle belirliyorsunuz. İş bu kadar basit ve matematikçiler de öyle yapmışlar, bir dairenin alanını ?r² diye formüle etmişler. Bu formülde &#8220;r&#8221; yarıçapın uzunluğunu temsil ediyor, yarıçap uzunluğu kendisiyle çarpıldığında ise yarıçapın karesi, yani r² hesaplanıyor. r² dört kenarı düz ve dört köşeli bir karenin alanını ortaya koyuyor. Oysa burada hesaplamak istediğimiz, köşesi olmayan ve kenarının hiçbir noktası düz olmayan bir dairenin alanıdır. Burada sorun, dört köşeli bir karenin alanını köşesiz ve eğri kenarlı bir dairenin alanına uyarlamaktır. Bir diğer deyişle, yarıçaptan yola çıkılarak hesap edilen her daire alanı, bir daire alanını bir kare alanına eşitleme çabasıdır.<br />
Siz bir daireyi hem hiçbir yeri dışarıda kalmayacak hem de hiçbir yerde boşluk bırakmayacak şekilde bir karenin içine yerleştirebilir misiniz? İşte pi sayısı bu sorunu çözmeye yarar. Matematikçiler, bir kare alanı daire alan üzerine birebir örtüştürmek için pi sayısını icat etmişler. Ancak, bugüne kadar, büyüklükleri ne olursa olsun, hiçbir daire hiçbir karenin alanına birebir denk gelmemiştir. Kare içinde az da olsa bir boşluk ya da dışında az da olsa fazlalık olagelmiştir. Hatırlarsanız, sadece üç basamağıyla ezberlettiler bize pi sayısını: 3.14 Bu demektir ki, bir dairenin içinde o dairenin yarıçapının kenarlarıyla oluşturabileceğiniz karelerden 3 tanesini sığdırabilirsiniz ama arada o karenin onda birinden az büyük, yani karenin yüzde 14&#8242;ü kadar bir boşluk daha kalır. Bu boşluğu kapattığınızda daire kabaca &#8220;karelenmiş&#8221;, yani kare cinsinden alanlara taksim edilmiş olur. Böylece bilmemiz istenir ki, bir daire içinde kenarları yarıçapa eşit 3.14 tane kare vardır. Biz böyle öğrendik, çocuklarımıza da hâlâ böyle öğretiliyor.</p>
<p>Ama iş burada bitmiyor. Bir dairenin içinde 3.14 tane kare bulunabileceği hesabı hâlâ daha kaba bir hesaptır. Yarıçapın karesini 3.14&#8242;le çarptığımızda da, az da olsa kareyi daireden taşırıyor ya da dairede boşluk bırakıyor olabiliriz. Diyelim ki, çok sıkı bir mühendislik işi yapıyorsunuz, bir dairenin alanını olabildiğince kesin olarak hesaplamanız gerekiyor, daire alanını 3.14 diye bildiğiniz pi sayısı üzerinden hesapladığınızda hesap dışı bıraktığınız boşluk çok önem kazanıyor, işte o zaman 3&#8242;ün ardından gelen basamakları daha da çoğaltmanız, daha da inceltmeniz, daha da kesin bir pi&#8217;ye ulaşmanız gerekir. Nasıl, 3.14 olan pi sayısını kabaca 3&#8242;e yuvarladığınızda yanılgı payınız artıyorsa, aslında 3.14159 diye de yazabileceğiniz pi sayısının 3.14&#8242;e yuvarlanmış halini almış olmanız da yanılgı payınızı artırıyordur. Bununla birlikte, 3.14159 sayısı da kareyi daire ile birebir örtüştürmeye yetmez; yine içeride ya da dışarıda boşluklar kalır. Şimdi sıkı durun, bugüne kadar çok özel bilgisayarların marifetiyle de yapılan hesaplamalarla, pi sayısının noktadan sonraki 51 milyarıncı basamağına kadar gelindi. Ancak, 51 milyar basamaklı pi sayısı da kareyi daireye oturtmaya yetmiyor; çok yakınlarda hesaplanması muhtemel 97 milyar basamaklısına göre hayli kaba kalıyor, hesap hatalarına yol açıyor. (Bana inanmakta zorlanıyorsanız, ya www.joyofpi.com adresine gidin ya da TÜBİTAK yayınlarından çıkan Pi Coşkusu adlı kitabı okumayı deneyin-kitapta pi sayısı bir milyonuncu basamağa kadar yazılmış!)<span id="more-1192"></span></p>
<p>Pi sayısı kare ile daire arasındaki uyuşmazlığın sembolü olarak gün geçtikçe uzuyor, detaylanıyor, keskinleşiyor, inceliyor ama bir türlü kesinleştiği noktaya ulaşmıyor. Pi sayısı 3&#8242;den küçük değil, 4&#8242;ten de büyük değil; ama ikisinin arasında bir ileri bir geri salınıp durmaktadır, sürekli titreşmektedir. Şu halde, 3&#8242;ün ardındaki basamaklar ne kadar çoğalırsa çoğalsın, bir daireyi kare cinsinden kesin olarak hesaplamak mümkün olmuyor; her zaman bir hata payına razı olmanız gerekiyor. Eğri kenarlı ve köşesiz bir alanı, köşeli ve düz kenarlı bir alana eşitlemek mümkün değil. Bir dairenin alanını gözünüzle sınırlı ve kesin kenarlı bir boşluk olarak gördüğünüz halde, aynı alanı sayıya dökmeye sıra gelince sürekli kekeliyorsunuz, tereddütte kalıyorsunuz, bir türlü kesin miktarı veremiyorsunuz. Çünkü pi sayısı, 51 milyarıncı basamağa kadar hesaplandığı halde hâlâ kesin değil ve kesinleşecek değil. Üstelik 3&#8242;ü takip eden sayılar arasında bir düzen ve kalıp da izlenmiyor. Pi, birbirleriyle ilişkisiz, her basamakta sürpriz bir rakamın gelişiyle, tahmin edilmez bir düzenle salındıkça salınıyor asla sakinleşmiyor; inceldikçe inceliyor inceldiği yerden kopmuyor.</p>
<p>Gelelim, pi kıssasından hissemize düşene. Biz, ilişkilerimizi her daim önceden belirlemeye, tahmin edilebilir oranlarda tutmaya çalışıyor değil miyiz? Kim kurallarını hiç bilmediği, güzergâhını tam olarak belirleyemediği bir yola çıkacak kadar maceraperesttir? Eşimizle dostumuzla etkileşimlerimizi düzgün kenarlı, köşeli ve kolayca tanımlanabilir kalıplara dökebilseydik ne hoş olurdu değil mi? Olmuyor, olmuyor, olmuyor. Gün geçtikçe yeni bir sürpriz çıkıyor karşınıza. &#8220;Şimdi anladım!&#8221; dediğiniz şeyin, sizi yeni bir bilinmeyenin eşiğine getirdiğini görüyorsunuz.<br />
İlişkinizin durulacağını, tereddütlerinizin noktalanacağını sanmayın. Pi sayısı kadar titrek, pi sayısı kadar tereddütlü, pi sayısı kadar kaotik bir etkileşim içindesiniz. Ruhunuzun dairesini şu fani dünyanın kenarlarıyla örtüştüremezsiniz. Aşkınızın kıvrımlarını şu hayatın dar köşelerine sığdıramazsınız.<br />
Her noktasından eğrilen/eğrilebilir olan, köşesiz, düzgün kenarlardan yoksun, cetvele gelmeyen, ölçüye vurulmayan, tartılamaz, ille de köşeli ve düz kenarlı kalıplara dökmeye niyetliyseniz, 51 milyarıncı basamağa kadar yolunuz var. Kalplerimiz hep tereddüt içinde kıpırdamakta, duygularımız hep kararsızlık girdabında savrulmakta. İffet timsali olduğu halde, &#8221; az kalsın kalbi kayacaktı&#8221; diye tarif edilen Yusuf&#8217;un (as) söylediği gibi, &#8220;nefsim[iz] hep kötülüğü ister, Rabbim[iz] merhamet ederse başka.&#8221; Hep tereddütteyiz, karar kılmaya çok uzağız; Rabbimiz tereddütlerimizi ve kararsızlıklarımızı sadakate ve muhabbete &#8220;yuvarlarsa&#8221; başka!</p>
<p>Senai DEMİRCİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2010/01/pi-kissasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gözlerimin içindeki gülücüksün..</title>
		<link>http://meczup.net/2009/11/gozlerimin-icindeki-gulucuksun</link>
		<comments>http://meczup.net/2009/11/gozlerimin-icindeki-gulucuksun#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 21:03:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[gözler]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[sevmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1172</guid>
		<description><![CDATA[Gözgöze gelindiğinde,gözleri hiç kaçırmadan gözlerinin içinin gülmesi ne güzel şey.. Arada hiçbir perde olmaksızın,birbirini mutlu eden iki insanın güzelliğinden bahsediyorum.Tamamen gerçekçi,tamamen duygusal derler ya;abartmıyorum.Duyguların tamamen saflaştığı bir sevgiden söz ediyorum.Senelerce birlikte olsalar bile,gözgöze her geldiklerinde ilk kez görmüşçesine kalbi kuş gibi çırpınan aşıklardan bahsediyorum.Deli divane,meczup aşıklardan.. Aşkı anlatmaya kalksam,yeryüzü kağıt olsa denizler mürekkep,yine de anlatmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gözgöze gelindiğinde,gözleri hiç kaçırmadan gözlerinin içinin gülmesi ne</p>
<p>güzel şey..</p>
<p>Arada hiçbir perde olmaksızın,birbirini mutlu eden iki insanın</p>
<p>güzelliğinden bahsediyorum.Tamamen gerçekçi,tamamen duygusal derler</p>
<p>ya;abartmıyorum.Duyguların tamamen saflaştığı bir sevgiden söz</p>
<p>ediyorum.Senelerce birlikte olsalar bile,gözgöze her geldiklerinde ilk</p>
<p>kez görmüşçesine kalbi kuş gibi çırpınan aşıklardan bahsediyorum.Deli</p>
<p>divane,meczup aşıklardan..<span id="more-1172"></span></p>
<p>Aşkı anlatmaya kalksam,yeryüzü kağıt olsa denizler mürekkep,yine de</p>
<p>anlatmak istediklerimi tam olarak anlatmış olamam.Hiçbiryere sığmaz bu</p>
<p>duygu,bir çift yürekten başka.</p>
<p>Birbirine sevgiyle bakmak,&#8221;canım&#8221; dediğinde canından can gidercesine</p>
<p>zerrelerine kadar sevginin işlediğini hissetmek ne güzel..</p>
<p>Yaşanmaya değer tüm güzellikleri birlikte yaşanacak olması sebebiyle</p>
<p>güzel diye nitelendirmektir aşk.Sevgiyle bakabilmek,sevgiyle</p>
<p>kucaklamaktır sevgiliyi her anında.</p>
<p>Hissetmektir aşk.Kimi zaman susmaktır.Kimi zaman şarkılarda,türkülerde</p>
<p>haykırmaktır sevdayı.Hayallere sığmamaktır.Yaşanmış,yaşanmamış,yaşanılası</p>
<p>şeyleri sevgiliyle arzulamaktır.</p>
<p>Sevmektir..<br />
Çok sevmek..</p>
<blockquote><p>Aşk kokan sevgiliye.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2009/11/gozlerimin-icindeki-gulucuksun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çabuk Sıkılmak</title>
		<link>http://meczup.net/2009/10/cabuk-sikilmak</link>
		<comments>http://meczup.net/2009/10/cabuk-sikilmak#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 13:12:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[başladığı işi bitirememek]]></category>
		<category><![CDATA[sıkılmak]]></category>
		<category><![CDATA[vazgeçmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1163</guid>
		<description><![CDATA[Bir işe yelteniriz.Faaliyet zevk verir.Bazen de sıkıntı.İlerlemenin,gelişmenin bedeli vardır:külfet ve zahmet.Defalarca denemek zorunda olabiliriz yapacağımız işi.Her denemenin bedeli de içimize dolup taşan sıkıntı hissidir.Sıkıntı hissini düşman belleyenler bunu engel olarak görüp yılgınlığa düşerler.Sorun çabuk sıkılmak değil,sıkıntı hissini yaşamamalıyım diye yapılan işten vazgeçmektir. Bazen uzun vadeli bir işe koyulup kolları sıvamaya kalktığımızda bazı zevklerimizden fedakârlık etmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/10/sıkılgan1.jpg" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-1164" title="sıkılgan" src="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/10/sıkılgan1.jpg" alt="sıkılgan" width="200" height="200" /></a>Bir işe yelteniriz.Faaliyet zevk verir.Bazen de sıkıntı.İlerlemenin,gelişmenin bedeli vardır:külfet ve zahmet.Defalarca denemek zorunda olabiliriz yapacağımız işi.Her denemenin bedeli de içimize dolup taşan sıkıntı hissidir.Sıkıntı hissini düşman belleyenler bunu engel olarak görüp yılgınlığa düşerler.Sorun çabuk sıkılmak değil,sıkıntı hissini yaşamamalıyım diye yapılan işten vazgeçmektir.</p>
<p>Bazen uzun vadeli bir işe koyulup kolları sıvamaya kalktığımızda bazı zevklerimizden fedakârlık etmek zorundayızdır.Üniversite sınavına girecek öğrencilerin daha az film seyretmesi,arkadaşlarıyla daha az buluşup sohbet etmesi gibi.İşe koyulduğumuzda içimiz içimizi yer.İşin başından kalkıp televizyonu açar bir filme takılır,internet başında saatlerce vakit öldürürüz.Çünkü<span id="more-1163"></span> televizyon ve internet bizden enerji talep etmez.Oysa,bir işin sonunu getirmek sabır gerektirir.En çok da sıkıntı yaşamaya sabır.Tamam,eğlenceli aktivitelere de ihtiyacımız vardır.Ama yaptığımız işlerin bize anında zevk ve haz sunma zorunluluğu yoktur.</p>
<p>Çalışırken &#8220;anında&#8221; ücret talep edenler yarı yolda kalmazlar,sıkça yarı yoldan dönerler.Oysa bu daha zahmetli değil midir?</p>
<p>Mustafa ULUSOY /Psikiyatrist</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2009/10/cabuk-sikilmak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanlık Tarifi</title>
		<link>http://meczup.net/2009/09/insanlik-tarifi</link>
		<comments>http://meczup.net/2009/09/insanlik-tarifi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 12:03:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörü]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[tarifi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1158</guid>
		<description><![CDATA[Bir ölçü gülümsemeyi Bir ölçü dostluk İki ölçü yumuşaklık Biraz nezâket Birkaç damla ümit Alabildiğince yardımlaşma Bol ilimle.. Alçak gönüllülük kasesinde Güvenle,sadâkatle,sabırla ve inançla karıştır. Daha sonra akl-ı selîm,hoşgörü ve şevkle yoğur. Üstüne gülücükle övgü dök. Şükranla,saygıyla süsle. Bol sevgi ile ikram et..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/09/kase_tutan_cocuk.jpg" target="_blank"><img class="alignnone size-medium wp-image-1159" title="kase_tutan_cocuk" src="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/09/kase_tutan_cocuk-199x300.jpg" alt="kase_tutan_cocuk" width="199" height="300" /></a></p>
<p>Bir ölçü gülümsemeyi</p>
<p>Bir ölçü dostluk</p>
<p>İki ölçü yumuşaklık</p>
<p>Biraz nezâket</p>
<p>Birkaç damla ümit</p>
<p>Alabildiğince yardımlaşma</p>
<p>Bol ilimle..<span id="more-1158"></span></p>
<p>Alçak gönüllülük kasesinde</p>
<p>Güvenle,sadâkatle,sabırla ve inançla karıştır.</p>
<p>Daha sonra akl-ı selîm,hoşgörü ve şevkle yoğur.</p>
<p>Üstüne gülücükle övgü dök.</p>
<p>Şükranla,saygıyla süsle.</p>
<p>Bol sevgi ile ikram et..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2009/09/insanlik-tarifi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enerji Tasarrufu :P</title>
		<link>http://meczup.net/2009/09/enerji-tasarrufu-p</link>
		<comments>http://meczup.net/2009/09/enerji-tasarrufu-p#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 15:06:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[ampul]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1152</guid>
		<description><![CDATA[Toplum olarak yapmamız gereken en önemli görevlerden birisi de tasarruftur.Geleceğimiz için,kendimiz için tasarruf yapmalıyız. Annem de malum kriz dolayısıyla elektrikten nasıl tasarrruf edebilirim diye düşünürken bir karar aldı.Ben akşamları odamda bilgisayar başında çalışırken,annem de diğer odada kitap okurken ikimizin de aynı odada işimizi yapabileceğimizi ve böylece bir odanın ampulünü söndürebileceğimizi söyledi.Ben de onayladım,ne de olsa tasarruf yapacağız. Dün akşam bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/09/ampul.png" target="_blank"><img class="alignnone size-medium wp-image-1153" title="ampul" src="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/09/ampul-298x300.png" alt="ampul" width="298" height="300" /></a></p>
<p>Toplum olarak yapmamız gereken en önemli görevlerden birisi de tasarruftur.Geleceğimiz için,kendimiz için tasarruf yapmalıyız.</p>
<p>Annem de malum kriz dolayısıyla elektrikten nasıl tasarrruf edebilirim diye düşünürken bir karar aldı.Ben akşamları odamda bilgisayar başında çalışırken,annem de diğer odada kitap okurken ikimizin de aynı odada işimizi yapabileceğimizi ve böylece bir odanın ampulünü söndürebileceğimizi söyledi.Ben de onayladım,ne de olsa tasarruf yapacağız.</p>
<p>Dün akşam<span id="more-1152"></span> bir yandan çalışırken,bir yandan da annem yanımda kitap okuyordu.Yaklaşık 1-1,5 saat sonra içeriye doğru gözüm kaydı ve diğer odanın ışığının açık olduğunu farkettim.</p>
<p>Anneme dönüp:&#8221;Anne! İçerdeki ışık yanıyor.&#8221; dedim. Annem de:&#8221;Hadi yaa!&#8221; diye komik bir yüz ifadesiyle bana baktı.İkimiz de epey bir güldük.Annem tasarrufa giden yolu bulmuş ama ışığı açık unutmuştu. Bakalım sırada hangi tasarruflar olacak <img src='http://meczup.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2009/09/enerji-tasarrufu-p/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

