<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Meczup.net &#187; Yazılar</title>
	<atom:link href="http://meczup.net/category/yazilar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://meczup.net</link>
	<description>İki delinin hikâyesi...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 12:44:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Tay duası</title>
		<link>http://meczup.net/2012/01/tay-duasi/</link>
		<comments>http://meczup.net/2012/01/tay-duasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 12:44:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dinimiz İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'a dua etmek]]></category>
		<category><![CDATA[duası]]></category>
		<category><![CDATA[tay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1334</guid>
		<description><![CDATA[Küçük bir kızın hayatta en çok istediği şey, doğum gününde, küçük bir taya sahip olmaktı. Bunun için, doğum gününden aylar önce, Allah&#8217;ın kendisine bir tay vermesi için dua etmeye başlamıştı. Küçük kızın kendisinden iki yaş büyük ağabeyi ise, biraz haşarı bir çocuktu. Üstelik her konuda kardeşiyle alay etmeye bayılırdı. Özellikle de kardeşinin doğum günü için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küçük bir kızın hayatta en çok istediği şey, doğum gününde, küçük bir taya sahip olmaktı. Bunun için, doğum gününden aylar önce, Allah&#8217;ın kendisine bir tay vermesi için dua etmeye başlamıştı.</p>
<p>Küçük kızın kendisinden iki yaş büyük ağabeyi ise, biraz haşarı bir çocuktu. Üstelik her konuda kardeşiyle alay etmeye bayılırdı. Özellikle de kardeşinin doğum günü için Allah&#8217; tan tay istemesini ağzına dolamış durumdaydı.<span id="more-1334"></span> Buna karşılık, her defasında:<br />
&#8220;Göreceksin!&#8221; diyordu küçük kız. &#8220;Allah duama cevap verecektir&#8221;</p>
<p>Nihayet doğum günü geldi. Ama ortada onun için satın alınıp getirilmiş bir tay filan yoktu. Kendisine verilen birkaç hediye paketi ise, besbelli bir tayı içine alabilecek kadar büyük değillerdi.</p>
<p>Ağabeyi, paketleri göstererek:<br />
&#8220;Bana söyler misin?&#8221; dedi, &#8220;Tay bunların hangisinde? Hani Allah&#8217;ın senin dualarına cevap vereceğini söylüyordun?&#8221;<br />
Küçük kızın gözleri yaşardı. Ağabeyinin işi daha da azıtarak kendisiyle alay etmeyi sürdüreceğini hissediyordu. O ara, bir şimşek parladı zihninde,</p>
<p>Ağabeyine dönerek:<br />
&#8220;Evet, Allah bana cevap verdi&#8221; dedi kendinden emin bir ses tonuyla.</p>
<p>Ağabeyi:<br />
&#8220;Ya öyle mi, ne dedi peki?&#8221; diye kendisini yine alaya almak isteyince de, küçük kız hafifçe tebessüm ederek şöyle mırıldandı:<br />
&#8220;Allah dedi ki: Hayır, şimdi olmaz.Henüz vakti gelmedi&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2012/01/tay-duasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Askerimiz&#8217;in Okuma Notlarından..</title>
		<link>http://meczup.net/2010/04/askerimizin-okuma-notlarindan/</link>
		<comments>http://meczup.net/2010/04/askerimizin-okuma-notlarindan/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 19:34:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1267</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Düşünmesini bilmeyenler Elbette durmadan düşüp dururlar. Korkunç olan;düşmek değil, Düşülen yerde çakılıp kalmaktır.&#8221; Ekmel Ali OKUR/Beni Aşkla Dinle , s.73]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://meczup.net/wp-content/uploads/2010/04/beniaşkladinle.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1268" title="beniaşkladinle" src="http://meczup.net/wp-content/uploads/2010/04/beniaşkladinle-300x216.jpg" alt="beniaşkladinle" width="300" height="216" /></a></p>
<p>&#8220;Düşünmesini bilmeyenler<br />
Elbette durmadan düşüp dururlar.<br />
Korkunç olan;düşmek değil,<br />
Düşülen yerde çakılıp kalmaktır.&#8221;</p>
<h3 style="font-size: 13px; color: #333333; font-weight: normal; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; padding: 0px; margin: 0px;"><span>Ekmel Ali OKUR/Beni Aşkla Dinle , s.73</span></h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2010/04/askerimizin-okuma-notlarindan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pi Kıssası</title>
		<link>http://meczup.net/2010/01/pi-kissasi/</link>
		<comments>http://meczup.net/2010/01/pi-kissasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 22:20:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[pi]]></category>
		<category><![CDATA[pi sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[senai demirci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1192</guid>
		<description><![CDATA[Bütünü cebinize koyamazsınız; cebiniz de bütünün bir parçasıdır. -M. Hilmi Şenalp Belki çok oldu pi sayısını unutalı belki de henüz tanıştınız. Korkmayın, zor bir matematik dersi beklemiyor sizi. Bir dairenin alanını hesaplamak istiyorsunuz diyelim, dairenin genişliği hakkında ilk gözünüze çarpan veriden yola çıkarsınız. Çapı büyük bir daire, çapı küçük bir daireden daha geniştir. Şu halde, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://meczup.net/wp-content/uploads/2010/01/pikıssasi.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1193" title="pikıssasi" src="http://meczup.net/wp-content/uploads/2010/01/pikıssasi-300x240.jpg" alt="pikıssasi" width="300" height="240" /></a></p>
<p>Bütünü cebinize koyamazsınız; cebiniz de bütünün bir parçasıdır. -M. Hilmi Şenalp</p>
<p>Belki çok oldu pi sayısını unutalı belki de henüz tanıştınız. Korkmayın, zor bir matematik dersi beklemiyor sizi. Bir dairenin alanını hesaplamak istiyorsunuz diyelim, dairenin genişliği hakkında ilk gözünüze çarpan veriden yola çıkarsınız. Çapı büyük bir daire, çapı küçük bir daireden daha geniştir. Şu halde, etrafını pergelinizin bir ayağını dilediğinizce açarak sabit ayağı etrafında dolandırmakla çizdiğiniz dairenin alanını hesap etmek için mutlaka çap uzunluğuyla orantılı bir formülünüzün olması gerekir. Çünkü çizdiğiniz dairenin büyüklüğünü pergel ayağını ne kadar açtığınızla, yani daireye ne kadar çap tayin ettiğinizle belirliyorsunuz. İş bu kadar basit ve matematikçiler de öyle yapmışlar, bir dairenin alanını ?r² diye formüle etmişler. Bu formülde &#8220;r&#8221; yarıçapın uzunluğunu temsil ediyor, yarıçap uzunluğu kendisiyle çarpıldığında ise yarıçapın karesi, yani r² hesaplanıyor. r² dört kenarı düz ve dört köşeli bir karenin alanını ortaya koyuyor. Oysa burada hesaplamak istediğimiz, köşesi olmayan ve kenarının hiçbir noktası düz olmayan bir dairenin alanıdır. Burada sorun, dört köşeli bir karenin alanını köşesiz ve eğri kenarlı bir dairenin alanına uyarlamaktır. Bir diğer deyişle, yarıçaptan yola çıkılarak hesap edilen her daire alanı, bir daire alanını bir kare alanına eşitleme çabasıdır.<br />
Siz bir daireyi hem hiçbir yeri dışarıda kalmayacak hem de hiçbir yerde boşluk bırakmayacak şekilde bir karenin içine yerleştirebilir misiniz? İşte pi sayısı bu sorunu çözmeye yarar. Matematikçiler, bir kare alanı daire alan üzerine birebir örtüştürmek için pi sayısını icat etmişler. Ancak, bugüne kadar, büyüklükleri ne olursa olsun, hiçbir daire hiçbir karenin alanına birebir denk gelmemiştir. Kare içinde az da olsa bir boşluk ya da dışında az da olsa fazlalık olagelmiştir. Hatırlarsanız, sadece üç basamağıyla ezberlettiler bize pi sayısını: 3.14 Bu demektir ki, bir dairenin içinde o dairenin yarıçapının kenarlarıyla oluşturabileceğiniz karelerden 3 tanesini sığdırabilirsiniz ama arada o karenin onda birinden az büyük, yani karenin yüzde 14&#8242;ü kadar bir boşluk daha kalır. Bu boşluğu kapattığınızda daire kabaca &#8220;karelenmiş&#8221;, yani kare cinsinden alanlara taksim edilmiş olur. Böylece bilmemiz istenir ki, bir daire içinde kenarları yarıçapa eşit 3.14 tane kare vardır. Biz böyle öğrendik, çocuklarımıza da hâlâ böyle öğretiliyor.</p>
<p>Ama iş burada bitmiyor. Bir dairenin içinde 3.14 tane kare bulunabileceği hesabı hâlâ daha kaba bir hesaptır. Yarıçapın karesini 3.14&#8242;le çarptığımızda da, az da olsa kareyi daireden taşırıyor ya da dairede boşluk bırakıyor olabiliriz. Diyelim ki, çok sıkı bir mühendislik işi yapıyorsunuz, bir dairenin alanını olabildiğince kesin olarak hesaplamanız gerekiyor, daire alanını 3.14 diye bildiğiniz pi sayısı üzerinden hesapladığınızda hesap dışı bıraktığınız boşluk çok önem kazanıyor, işte o zaman 3&#8242;ün ardından gelen basamakları daha da çoğaltmanız, daha da inceltmeniz, daha da kesin bir pi&#8217;ye ulaşmanız gerekir. Nasıl, 3.14 olan pi sayısını kabaca 3&#8242;e yuvarladığınızda yanılgı payınız artıyorsa, aslında 3.14159 diye de yazabileceğiniz pi sayısının 3.14&#8242;e yuvarlanmış halini almış olmanız da yanılgı payınızı artırıyordur. Bununla birlikte, 3.14159 sayısı da kareyi daire ile birebir örtüştürmeye yetmez; yine içeride ya da dışarıda boşluklar kalır. Şimdi sıkı durun, bugüne kadar çok özel bilgisayarların marifetiyle de yapılan hesaplamalarla, pi sayısının noktadan sonraki 51 milyarıncı basamağına kadar gelindi. Ancak, 51 milyar basamaklı pi sayısı da kareyi daireye oturtmaya yetmiyor; çok yakınlarda hesaplanması muhtemel 97 milyar basamaklısına göre hayli kaba kalıyor, hesap hatalarına yol açıyor. (Bana inanmakta zorlanıyorsanız, ya www.joyofpi.com adresine gidin ya da TÜBİTAK yayınlarından çıkan Pi Coşkusu adlı kitabı okumayı deneyin-kitapta pi sayısı bir milyonuncu basamağa kadar yazılmış!)<span id="more-1192"></span></p>
<p>Pi sayısı kare ile daire arasındaki uyuşmazlığın sembolü olarak gün geçtikçe uzuyor, detaylanıyor, keskinleşiyor, inceliyor ama bir türlü kesinleştiği noktaya ulaşmıyor. Pi sayısı 3&#8242;den küçük değil, 4&#8242;ten de büyük değil; ama ikisinin arasında bir ileri bir geri salınıp durmaktadır, sürekli titreşmektedir. Şu halde, 3&#8242;ün ardındaki basamaklar ne kadar çoğalırsa çoğalsın, bir daireyi kare cinsinden kesin olarak hesaplamak mümkün olmuyor; her zaman bir hata payına razı olmanız gerekiyor. Eğri kenarlı ve köşesiz bir alanı, köşeli ve düz kenarlı bir alana eşitlemek mümkün değil. Bir dairenin alanını gözünüzle sınırlı ve kesin kenarlı bir boşluk olarak gördüğünüz halde, aynı alanı sayıya dökmeye sıra gelince sürekli kekeliyorsunuz, tereddütte kalıyorsunuz, bir türlü kesin miktarı veremiyorsunuz. Çünkü pi sayısı, 51 milyarıncı basamağa kadar hesaplandığı halde hâlâ kesin değil ve kesinleşecek değil. Üstelik 3&#8242;ü takip eden sayılar arasında bir düzen ve kalıp da izlenmiyor. Pi, birbirleriyle ilişkisiz, her basamakta sürpriz bir rakamın gelişiyle, tahmin edilmez bir düzenle salındıkça salınıyor asla sakinleşmiyor; inceldikçe inceliyor inceldiği yerden kopmuyor.</p>
<p>Gelelim, pi kıssasından hissemize düşene. Biz, ilişkilerimizi her daim önceden belirlemeye, tahmin edilebilir oranlarda tutmaya çalışıyor değil miyiz? Kim kurallarını hiç bilmediği, güzergâhını tam olarak belirleyemediği bir yola çıkacak kadar maceraperesttir? Eşimizle dostumuzla etkileşimlerimizi düzgün kenarlı, köşeli ve kolayca tanımlanabilir kalıplara dökebilseydik ne hoş olurdu değil mi? Olmuyor, olmuyor, olmuyor. Gün geçtikçe yeni bir sürpriz çıkıyor karşınıza. &#8220;Şimdi anladım!&#8221; dediğiniz şeyin, sizi yeni bir bilinmeyenin eşiğine getirdiğini görüyorsunuz.<br />
İlişkinizin durulacağını, tereddütlerinizin noktalanacağını sanmayın. Pi sayısı kadar titrek, pi sayısı kadar tereddütlü, pi sayısı kadar kaotik bir etkileşim içindesiniz. Ruhunuzun dairesini şu fani dünyanın kenarlarıyla örtüştüremezsiniz. Aşkınızın kıvrımlarını şu hayatın dar köşelerine sığdıramazsınız.<br />
Her noktasından eğrilen/eğrilebilir olan, köşesiz, düzgün kenarlardan yoksun, cetvele gelmeyen, ölçüye vurulmayan, tartılamaz, ille de köşeli ve düz kenarlı kalıplara dökmeye niyetliyseniz, 51 milyarıncı basamağa kadar yolunuz var. Kalplerimiz hep tereddüt içinde kıpırdamakta, duygularımız hep kararsızlık girdabında savrulmakta. İffet timsali olduğu halde, &#8221; az kalsın kalbi kayacaktı&#8221; diye tarif edilen Yusuf&#8217;un (as) söylediği gibi, &#8220;nefsim[iz] hep kötülüğü ister, Rabbim[iz] merhamet ederse başka.&#8221; Hep tereddütteyiz, karar kılmaya çok uzağız; Rabbimiz tereddütlerimizi ve kararsızlıklarımızı sadakate ve muhabbete &#8220;yuvarlarsa&#8221; başka!</p>
<p>Senai DEMİRCİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2010/01/pi-kissasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gözlerimin içindeki gülücüksün..</title>
		<link>http://meczup.net/2009/11/gozlerimin-icindeki-gulucuksun/</link>
		<comments>http://meczup.net/2009/11/gozlerimin-icindeki-gulucuksun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 21:03:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[gözler]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[sevmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1172</guid>
		<description><![CDATA[Gözgöze gelindiğinde,gözleri hiç kaçırmadan gözlerinin içinin gülmesi ne güzel şey.. Arada hiçbir perde olmaksızın,birbirini mutlu eden iki insanın güzelliğinden bahsediyorum.Tamamen gerçekçi,tamamen duygusal derler ya;abartmıyorum.Duyguların tamamen saflaştığı bir sevgiden söz ediyorum.Senelerce birlikte olsalar bile,gözgöze her geldiklerinde ilk kez görmüşçesine kalbi kuş gibi çırpınan aşıklardan bahsediyorum.Deli divane,meczup aşıklardan.. Aşkı anlatmaya kalksam,yeryüzü kağıt olsa denizler mürekkep,yine de anlatmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gözgöze gelindiğinde,gözleri hiç kaçırmadan gözlerinin içinin gülmesi ne</p>
<p>güzel şey..</p>
<p>Arada hiçbir perde olmaksızın,birbirini mutlu eden iki insanın</p>
<p>güzelliğinden bahsediyorum.Tamamen gerçekçi,tamamen duygusal derler</p>
<p>ya;abartmıyorum.Duyguların tamamen saflaştığı bir sevgiden söz</p>
<p>ediyorum.Senelerce birlikte olsalar bile,gözgöze her geldiklerinde ilk</p>
<p>kez görmüşçesine kalbi kuş gibi çırpınan aşıklardan bahsediyorum.Deli</p>
<p>divane,meczup aşıklardan..<span id="more-1172"></span></p>
<p>Aşkı anlatmaya kalksam,yeryüzü kağıt olsa denizler mürekkep,yine de</p>
<p>anlatmak istediklerimi tam olarak anlatmış olamam.Hiçbiryere sığmaz bu</p>
<p>duygu,bir çift yürekten başka.</p>
<p>Birbirine sevgiyle bakmak,&#8221;canım&#8221; dediğinde canından can gidercesine</p>
<p>zerrelerine kadar sevginin işlediğini hissetmek ne güzel..</p>
<p>Yaşanmaya değer tüm güzellikleri birlikte yaşanacak olması sebebiyle</p>
<p>güzel diye nitelendirmektir aşk.Sevgiyle bakabilmek,sevgiyle</p>
<p>kucaklamaktır sevgiliyi her anında.</p>
<p>Hissetmektir aşk.Kimi zaman susmaktır.Kimi zaman şarkılarda,türkülerde</p>
<p>haykırmaktır sevdayı.Hayallere sığmamaktır.Yaşanmış,yaşanmamış,yaşanılası</p>
<p>şeyleri sevgiliyle arzulamaktır.</p>
<p>Sevmektir..<br />
Çok sevmek..</p>
<blockquote><p>Aşk kokan sevgiliye.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2009/11/gozlerimin-icindeki-gulucuksun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çabuk Sıkılmak</title>
		<link>http://meczup.net/2009/10/cabuk-sikilmak/</link>
		<comments>http://meczup.net/2009/10/cabuk-sikilmak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 13:12:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[başladığı işi bitirememek]]></category>
		<category><![CDATA[sıkılmak]]></category>
		<category><![CDATA[vazgeçmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1163</guid>
		<description><![CDATA[Bir işe yelteniriz.Faaliyet zevk verir.Bazen de sıkıntı.İlerlemenin,gelişmenin bedeli vardır:külfet ve zahmet.Defalarca denemek zorunda olabiliriz yapacağımız işi.Her denemenin bedeli de içimize dolup taşan sıkıntı hissidir.Sıkıntı hissini düşman belleyenler bunu engel olarak görüp yılgınlığa düşerler.Sorun çabuk sıkılmak değil,sıkıntı hissini yaşamamalıyım diye yapılan işten vazgeçmektir. Bazen uzun vadeli bir işe koyulup kolları sıvamaya kalktığımızda bazı zevklerimizden fedakârlık etmek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/10/sıkılgan1.jpg" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-1164" title="sıkılgan" src="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/10/sıkılgan1.jpg" alt="sıkılgan" width="200" height="200" /></a>Bir işe yelteniriz.Faaliyet zevk verir.Bazen de sıkıntı.İlerlemenin,gelişmenin bedeli vardır:külfet ve zahmet.Defalarca denemek zorunda olabiliriz yapacağımız işi.Her denemenin bedeli de içimize dolup taşan sıkıntı hissidir.Sıkıntı hissini düşman belleyenler bunu engel olarak görüp yılgınlığa düşerler.Sorun çabuk sıkılmak değil,sıkıntı hissini yaşamamalıyım diye yapılan işten vazgeçmektir.</p>
<p>Bazen uzun vadeli bir işe koyulup kolları sıvamaya kalktığımızda bazı zevklerimizden fedakârlık etmek zorundayızdır.Üniversite sınavına girecek öğrencilerin daha az film seyretmesi,arkadaşlarıyla daha az buluşup sohbet etmesi gibi.İşe koyulduğumuzda içimiz içimizi yer.İşin başından kalkıp televizyonu açar bir filme takılır,internet başında saatlerce vakit öldürürüz.Çünkü<span id="more-1163"></span> televizyon ve internet bizden enerji talep etmez.Oysa,bir işin sonunu getirmek sabır gerektirir.En çok da sıkıntı yaşamaya sabır.Tamam,eğlenceli aktivitelere de ihtiyacımız vardır.Ama yaptığımız işlerin bize anında zevk ve haz sunma zorunluluğu yoktur.</p>
<p>Çalışırken &#8220;anında&#8221; ücret talep edenler yarı yolda kalmazlar,sıkça yarı yoldan dönerler.Oysa bu daha zahmetli değil midir?</p>
<p>Mustafa ULUSOY /Psikiyatrist</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2009/10/cabuk-sikilmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanlık Tarifi</title>
		<link>http://meczup.net/2009/09/insanlik-tarifi/</link>
		<comments>http://meczup.net/2009/09/insanlik-tarifi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 12:03:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörü]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[tarifi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1158</guid>
		<description><![CDATA[Bir ölçü gülümsemeyi Bir ölçü dostluk İki ölçü yumuşaklık Biraz nezâket Birkaç damla ümit Alabildiğince yardımlaşma Bol ilimle.. Alçak gönüllülük kasesinde Güvenle,sadâkatle,sabırla ve inançla karıştır. Daha sonra akl-ı selîm,hoşgörü ve şevkle yoğur. Üstüne gülücükle övgü dök. Şükranla,saygıyla süsle. Bol sevgi ile ikram et..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/09/kase_tutan_cocuk.jpg" target="_blank"><img class="alignnone size-medium wp-image-1159" title="kase_tutan_cocuk" src="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/09/kase_tutan_cocuk-199x300.jpg" alt="kase_tutan_cocuk" width="199" height="300" /></a></p>
<p>Bir ölçü gülümsemeyi</p>
<p>Bir ölçü dostluk</p>
<p>İki ölçü yumuşaklık</p>
<p>Biraz nezâket</p>
<p>Birkaç damla ümit</p>
<p>Alabildiğince yardımlaşma</p>
<p>Bol ilimle..<span id="more-1158"></span></p>
<p>Alçak gönüllülük kasesinde</p>
<p>Güvenle,sadâkatle,sabırla ve inançla karıştır.</p>
<p>Daha sonra akl-ı selîm,hoşgörü ve şevkle yoğur.</p>
<p>Üstüne gülücükle övgü dök.</p>
<p>Şükranla,saygıyla süsle.</p>
<p>Bol sevgi ile ikram et..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2009/09/insanlik-tarifi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enerji Tasarrufu :P</title>
		<link>http://meczup.net/2009/09/enerji-tasarrufu-p/</link>
		<comments>http://meczup.net/2009/09/enerji-tasarrufu-p/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 15:06:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[ampul]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1152</guid>
		<description><![CDATA[Toplum olarak yapmamız gereken en önemli görevlerden birisi de tasarruftur.Geleceğimiz için,kendimiz için tasarruf yapmalıyız. Annem de malum kriz dolayısıyla elektrikten nasıl tasarrruf edebilirim diye düşünürken bir karar aldı.Ben akşamları odamda bilgisayar başında çalışırken,annem de diğer odada kitap okurken ikimizin de aynı odada işimizi yapabileceğimizi ve böylece bir odanın ampulünü söndürebileceğimizi söyledi.Ben de onayladım,ne de olsa tasarruf yapacağız. Dün akşam bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/09/ampul.png" target="_blank"><img class="alignnone size-medium wp-image-1153" title="ampul" src="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/09/ampul-298x300.png" alt="ampul" width="298" height="300" /></a></p>
<p>Toplum olarak yapmamız gereken en önemli görevlerden birisi de tasarruftur.Geleceğimiz için,kendimiz için tasarruf yapmalıyız.</p>
<p>Annem de malum kriz dolayısıyla elektrikten nasıl tasarrruf edebilirim diye düşünürken bir karar aldı.Ben akşamları odamda bilgisayar başında çalışırken,annem de diğer odada kitap okurken ikimizin de aynı odada işimizi yapabileceğimizi ve böylece bir odanın ampulünü söndürebileceğimizi söyledi.Ben de onayladım,ne de olsa tasarruf yapacağız.</p>
<p>Dün akşam<span id="more-1152"></span> bir yandan çalışırken,bir yandan da annem yanımda kitap okuyordu.Yaklaşık 1-1,5 saat sonra içeriye doğru gözüm kaydı ve diğer odanın ışığının açık olduğunu farkettim.</p>
<p>Anneme dönüp:&#8221;Anne! İçerdeki ışık yanıyor.&#8221; dedim. Annem de:&#8221;Hadi yaa!&#8221; diye komik bir yüz ifadesiyle bana baktı.İkimiz de epey bir güldük.Annem tasarrufa giden yolu bulmuş ama ışığı açık unutmuştu. Bakalım sırada hangi tasarruflar olacak <img src='http://meczup.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2009/09/enerji-tasarrufu-p/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastaneler..</title>
		<link>http://meczup.net/2009/09/hastaneler/</link>
		<comments>http://meczup.net/2009/09/hastaneler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 13:45:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[fark ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[kul hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[özel hastaneler]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1145</guid>
		<description><![CDATA[Yazının başlığı için biraz düşündüm aslında.Ah Şu Hastaneler mi demeliyim bilemedim. Hastanelerin bazen insanları tedavi etmek için değil de hasta etmek için hizmet verdiklerini düşünüyorum-istemeden-. Yaklaşık 20-25 gün önce özel bir hastaneye göz muayenesi için gittim.Normalde göz muayenesi için fark ücreti almayan hastaneye gittiğimde,sağlık sigortamdaki bir aksaklık nedeniyle sigortamdan yararlanamayıp ücretli muayene olmak zorunda kaldım.Bana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/09/hastane.jpg" target="_blank"><img class="alignleft size-medium wp-image-1146" title="hastane" src="http://meczup.net/wp-content/uploads/2009/09/hastane-294x300.jpg" alt="hastane" width="206" height="210" /></a></p>
<p>Yazının başlığı için biraz düşündüm aslında.Ah Şu Hastaneler mi demeliyim bilemedim. Hastanelerin bazen insanları tedavi etmek için değil de hasta etmek için hizmet verdiklerini düşünüyorum-istemeden-.</p>
<p>Yaklaşık 20-25 gün önce özel bir hastaneye göz muayenesi için gittim.Normalde göz muayenesi için fark ücreti almayan hastaneye gittiğimde,sağlık sigortamdaki bir aksaklık nedeniyle sigortamdan yararlanamayıp ücretli muayene olmak zorunda kaldım.Bana daha sonra gelip ücret iademi alabileceğimi söylediler.</p>
<p>Defalarca gitmeme rağmen hep bir aksilik çıktı ve ben ne paramı alabildim ne de doktora kontrole gidebildim.<span id="more-1145"></span>Biliyorum buraya kadarı kimseyi ilgilendirmiyor ama bundan sonra anlatacağım şey toplum olarak sömürüldüğümüzü gösteriyor,bu nedenle başımdan geçen bu olayı burada paylaşmak istedim.</p>
<p>Son gidişimde veznedeki bir yetkili paramı geri alamayacağımı,4-5 gün içinde gelseymişim o zaman iade yapabileceklerini söyleyip beni geri gönderdiler.Halbuki hastane,sigorta kurumundan parasını tam da zamanında alıyor ve benden iç ettikleri para hastanenin döner sermayesine kalıyor.İsteğim dışı benden bağış alıyorlar.Böyle bir şeyle ilk kez karşılaşmıyorum.Üniversite hastanelerinde yaşadığım bir şeydi,özel hastanede ilk oldu.</p>
<p>Sigorta işlemlerimin tamamlanmasından sonra bugün tekrar muayene için gittim.Paradan ümidi kesmiştim ama kontrole gitmem gerekiyordu.Çünkü gözlüklerimi ve ilaçlarımı alamamıştım.Doktora reçetemi yazdırdıktan sonra para iadesini sordum, &#8220;Bizim bu konuda bir bilgimiz yok&#8221; dediler.</p>
<p>Vezneye tekrar uğradım ve olumsuz cevap aldığım görevliye değil başka bir veznedeki görevliye gittim. Hiçbir sorun çıkarmadan paramı iade etti.</p>
<p>Buradaki çelişki nedir?Kimin ne çıkarı var?Bu dünyada beni aldatabilirlerdi fakat Allah&#8217;a nasıl hesap vereceklerdi?Allah bilir..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2009/09/hastaneler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oruç, bir kelime-i tevhiddir.</title>
		<link>http://meczup.net/2009/09/oruc-bir-kelime-i-tevhiddir/</link>
		<comments>http://meczup.net/2009/09/oruc-bir-kelime-i-tevhiddir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2009 21:13:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[kelime-i tevhid]]></category>
		<category><![CDATA[nefis terbiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[senai demirci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1119</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Lâ&#8221; çekeriz varlığa, oruca niyetimizle. &#8220;Yok&#8230;&#8221; deriz her halimizle. &#8220;Kimseden fayda yok.&#8221; &#8220;Paramızın geçerliliği yok.&#8221; &#8220;Sahip olduklarımızdan çare yok.&#8221; Bir kuru ekmeği bile geçiremiyoruz boğazımızdan. Bir yudum suyu değdiremiyoruz dudağımıza. Dudağımızı dilimizi çekiyoruz tatlardan. Elimizi eteğimizi çekiyoruz varlıktan. Alıştığımız dayanaklar devriliyor niyetimizin rüzgârında. Haz sığınaklarımızı sel alıyor susuzluğumuzun yatağında. Acz ve fakrın yatağında yeniden yoğruluyor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Lâ&#8221; çekeriz varlığa, oruca niyetimizle. &#8220;Yok&#8230;&#8221; deriz her halimizle.</p>
<p>&#8220;Kimseden fayda yok.&#8221; &#8220;Paramızın geçerliliği yok.&#8221; &#8220;Sahip</p>
<p>olduklarımızdan çare yok.&#8221; Bir kuru ekmeği bile geçiremiyoruz</p>
<p>boğazımızdan. Bir yudum suyu değdiremiyoruz dudağımıza.<br />
Dudağımızı dilimizi çekiyoruz tatlardan. Elimizi eteğimizi çekiyoruz</p>
<p>varlıktan. Alıştığımız dayanaklar devriliyor niyetimizin rüzgârında.</p>
<p>Haz sığınaklarımızı sel alıyor susuzluğumuzun yatağında. Acz ve fakrın</p>
<p>yatağında yeniden yoğruluyor ben&#8217;imiz. Kibrin tortularını atıyoruz</p>
<p>iftara değin. Billur bir durulmuşlukla varıyoruz Rahman&#8217;ın sofrasına.</p>
<p>Çareler çaresizleşiyor. Hazlar tadını yitiriyor. Doymalar aç susuz</p>
<p>kalıyor gün boyu. Etrafımıza bilerek ördüğümüz parmaklıklar kırılıyor.</p>
<p>Cismimizi emen yapışkan kuyulardan kurtuluyoruz. Çıplak kalıyoruz</p>
<p>rahmet yağmurunun altında.<br />
Biz ve eşya arasında bir uçurum açılır.<span id="more-1119"></span> Ancak Rahman&#8217;ın kapatabildiği.</p>
<p>Dudağımızla bütün sular arasına şeffaf bir duvar örülür. Ancak</p>
<p>Rahman&#8217;ın kapı eylediği. Kendimize yetmek için ayağımızın altına</p>
<p>döşediğimiz buzlar kırılır. Vazgeçeriz varlık iddiamızdan. Geri çekeriz</p>
<p>sahiplik davamızı. Kendimizi sonsuz bir şefkatin eşiğinde beklerken</p>
<p>buluruz. Acınacak halimizi seyrederiz orucun aynasında.</p>
<p>&#8220;Lâ&#8221; çekeriz cümle &#8220;ilâhe&#8221;lere&#8230; &#8220;Lâ ilahe&#8230;&#8221; &#8220;Yok ilah&#8230;&#8221; deriz</p>
<p>kuruyan dillerimizle. &#8220;illâ Allah.&#8221; Doyuran başkası değil; illâ</p>
<p>Allah&#8230; Susuzluğumuzu kandıran başkaları değil; bir Allah. Ekmeğe</p>
<p>değil Allah&#8217;a acıkırız. Ekmeklerin hepsi O&#8217;ndan. Suyla değil Allah&#8217;la</p>
<p>kanmayı öğreniriz orucun rahlesinde. Serinliklerin cümlesi O&#8217;nun</p>
<p>katında.<br />
Yüz döneriz doymalardan. Ümit keseriz eşyanın yüzünden. Allah&#8217;la</p>
<p>kalırız oruçta. Elimizi çekeriz nefsimizin üzerinden. Çokluklardan</p>
<p>sıyrılır kalbimiz. Allah&#8217;a kalırız. Kimsenin görmediği köşelerde,</p>
<p>kimselerin ayıplamadığı meydanlarda Allah&#8217;tan utanmayı öğreniriz.</p>
<p>Allah&#8217;a göründüğümüzü görürüz yeni baştan. Allah&#8217;ı görürüz. Kimseler</p>
<p>yetişmez susuzluğumuza. Allah&#8217;tan alırız. Hiçbir şey giremez oruçla</p>
<p>aramıza. Allah&#8217;a veririz.<br />
Sessiz ve sözsüz bir kelime-i tevhidi yürütür can dudağımıza oruç: &#8220;Lâ</p>
<p>ilahe ilallah.&#8221;</p>
<p>Senai Demirci</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2009/09/oruc-bir-kelime-i-tevhiddir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayra Ermenin Reçetesi</title>
		<link>http://meczup.net/2009/08/hayra-ermenin-recetesi/</link>
		<comments>http://meczup.net/2009/08/hayra-ermenin-recetesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 22:08:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulguzeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[bakara 177.ayet]]></category>
		<category><![CDATA[hayır işlemek]]></category>
		<category><![CDATA[sadıklar]]></category>
		<category><![CDATA[takva sahipleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://meczup.net/?p=1101</guid>
		<description><![CDATA[Rabbimiz kitabında bizlere anlayalım diye,size apaçık bir kitap gönderdim diyor.Sıkıldığımızda,elimizden birşey gelmediğinde,yapılacak çok şey varken hiçbirşey bulamadığımızda;birisi bize yol gösterse biz de onu uygulasak,bir yerlerden başlasak diyemesek de içimizden geçiriyoruz çoğu zaman. Derdi verenden,dermanını istemeyi unutuyoruz.Başlamak,bitirmenin yarısıdır ama nereden başlayacağımızı bilemiyoruz. Hayır işlemek için yola çıkıyoruz,öyle niyet ediyoruz ama-kısmet bu ya-işleyecek hayır bulamıyoruz,çıkmıyor karşımıza.Yahut biz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rabbimiz kitabında bizlere anlayalım diye,size apaçık bir kitap gönderdim diyor.Sıkıldığımızda,elimizden birşey gelmediğinde,yapılacak çok şey varken hiçbirşey bulamadığımızda;birisi bize yol gösterse biz de onu uygulasak,bir yerlerden başlasak diyemesek de içimizden geçiriyoruz çoğu zaman.</p>
<p>Derdi verenden,dermanını istemeyi unutuyoruz.Başlamak,bitirmenin yarısıdır ama nereden başlayacağımızı bilemiyoruz.</p>
<p>Hayır işlemek için yola çıkıyoruz,öyle niyet ediyoruz ama-kısmet bu ya-işleyecek hayır bulamıyoruz,çıkmıyor karşımıza.Yahut biz aramıyoruz.<span id="more-1101"></span></p>
<p>İşte bu düşünceler içerisindeyken,çok önceden bir yere not aldığım bir ayet-i kerime geçiyor elime.Onu okuduğumda aklımda karanlık kalan bir çok nokta huzme huzme aydınlanıyor.Diyorum ki;hayır işleyebilmek için,kendimiz(e) hayırlı olmalıyız.Her şeyde Allah&#8217;ı görebilmeli,herşeyde Allah için diyebilmeliyiz.Niyetleri gönülden Allah&#8217;a bildirmiş,amelleri yalnız Allah bilsin diyebilenler hayra erme yolunu tutmuşlardır.</p>
<p>Ayette şöyle açıklıyor Allah-u Teâlâ:</p>
<p>&#8220;Hayra ermek demek;yüzünüzü doğuya,batıya çevirmek demek değildir.Hayra eriş,o kimsenin erişidir ki;Allah&#8217;a,ahiret gününe,meleklere,kitaplara ve peygamberlere inanmış;yakınlarına,yetimlere,yoksullara,yolculara,ihtiyacından dolayı isteyene,esaret altındakilere malından seve seve vermiş,namazı dosdoğru kılmış,zekatı vermiştir.Onlar,sözleştikleri zaman sözlerinde duran kimselerdir.Onlar,darlıkta,sıkıntıda ve çetin şartlar altında sabredenlerdir.Onlar sadıkların ta kendisi,onlar takva sahiplerinin ta kendisidir.&#8221;  <strong>Bakara Sûresi,177. Ayet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://meczup.net/2009/08/hayra-ermenin-recetesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

